|
Astral projeksiyon, yani istemli olarak "bedenden ayrılma"
yeteneği kamuoyunu daima etkilemiş olan bir fenomendir. Bu konuyla
ilgili kitapların her zaman için en iyi satan kitaplar listesinde
yer almalarının yanı sıra çok sayıda kişinin bu deneyimin nasıl gerçekleştirilebileceği
ve öğrenilebileceği hakkındaki bilgilenme talepleri hiç aralıksız
sürmektedir. Uzun senelerden bu yana konunun bir uzmanı olarak, bu
daimî taleplerin ne kadar fazla olduğunu görmek şaşırtıcıdır.
Kamuoyunun bu fenomene uzun bir zamandan beri merak duymasının sonucunda
bir dizi organizasyon mevcut bilgileri kendi çıkarları doğrultusunda
kullanarak servetler kazanmıştır. Bunların en belirgini 1960'larda
Paul Twitchell tarafından California'da kurulan Eckankar organizasyonudur.
(Hayalet hikâyeleri yazarlarına güvenen) Twitchell'in beden dışı serüvenlerini
broşürler hâlinde bastırması paralelinde çevresinde toplanan kişilerle
hareketin ilk tohumları atılmıştı. Söz konusu bu hareket başlangıç
seviyesindeki kişiye ücret karşılığında topluluğun kozmolojisini (evrenbilim)
öğretmeyi ve astral projeksiyon tekniklerinde yetiştirilmeyi vadetmektedir.
Ancak maalesef Eckankar'daki kişiler hiçbir zaman bu tekniklerinin
işe yaradığını sergileyebilen herhangi somut bir veriyi yayımlayamamışlardır.
Diğer taraftan meditasyondan mantra yogaya ve imajinasyon (imgeleme)
egzersizlerine kadar değişen bu teknikler geleneksel astral projeksiyon
ilminin kısımlarını oluşturmaktadır ve en azından bazı kimselerde
iş görmüş olmaları gerekir. Senelerce, bu öğretiler sayesinde beden
dışı deneyimi öğrendiklerini ileri süren hareket müritlerinden birçok
mektup aldım. Ancak bu yöntemler oldukça temel nitelikte olduğu ve
Eckankar kuruluşunun tekelinde olmadıkları için herhangi birinin çıkarak
bunları büyük ücretler karşılığında sunmasının bir kıymet taşıdığını
ifade etmek mümkün değildir. Ayrıca bu deneyimi tadabilmek için Eckankar'ın
verdiği oradan buradan toparlanmış okültizm kozmolojisini, Doğu felsefesini
ve metafizik öğretileri bilmek de şart değildir.
Kamuoyunun astral projeksiyona duyduğu ilginin sırtından para kazanmakta
gecikmeyen bir diğer organizasyon ise California, Beverly Hills'deki
American Research Team (Amerika Araştırma Ekibi)'dir. Etkileyici isimlerine
rağmen ekip gerçekte beden dışı deneyimi meydana getireceğini ileri
sürdükleri elektronik seslerin kaydedildiği kasetleri piyasaya süren
bir şirketten başka bir şey değildir. Bu grup da kayıtların iş gördüğünün
kanıtlanmış olduğunu savunmaktadır; fakat bugüne kadar herhangi bir
yayın organında buna dair hiçbir belge yayımlanmamıştır. Benim bu
kasetlerden ilk defa Psychic (Psişik) dergisinin yayın hazırlama kadrosunda
görev yaparken haberim oldu ve editörlerime "bedeninizden kaçıp
kurtulmak istediğinizde bunu kullanırsınız" diyerek bandı iade
ettim! Bu kasetlerle ilgili bir reklâm söz konusuydu ve editörler
bu reklâmı basıp basmama konusundaki fikrimi almak için bandı bana
devretmişlerdi. Onlara önerim böyle bir reklâmın yanıltıcı olacağı
oldu. Onu piyasaya sürenler sadece bandı dinleme sayesinde herkesin
beden dışı deneyimi yaşayabileceğini iddia ediyorlardı; oysa bunu
gerçekleyen bir şey sundukları yoktu.
Bedenin dışına çıkma teknikleri, Silva Zihin Kontrolü gibi sözde "zihin
dinamikleri" organizasyonları ve bu çok popüler programın türettiği
diğer bazı kuruluşlar tarafından da öğretilmektedir.
Bütün bu beden dışı yolculuk yöntemlerini ticarete dökerek paraya
çevirme girişimleri bende kuvvetle hakikî yöntemleri içeren eksiksiz
ve ucuz bir kılavuz hazırlama arzusu uyandırdı.
Bu kitabı yazmamın ikinci nedeni ise beden dışı deneyimler konusunun
bizzat içinde olmamdır. Henüz ergenlik çağındayken ciddî olarak parapsikoloji
çalışmaya başlamıştım. Astral projeksiyonu ilk okuduğum zaman, bunun
mutlaka öğrenmem gereken bir uygulama olduğuna karar verdim! Bunu
kolayca ve en güvenilir şekilde yapmamı sağlayacak sihirli bir formül
bulmak ümidiyle bir sürü kitap devirdim. Fakat o kadar kolay değildi.
Çeşitli teknikleri iki yıl boyunca denemem sonunda 1965 yazında bir
gün ilk beden dışı deneyimimi yaşayarak gayretlerimin karşılığını
fazlasıyla aldım.
Bu ilk olayı bundan sonraki iki yıl boyunca diğer birçokları izledi
ve bugüne kadar da sürdü. Zihinle çıkılan yolculukları kısmen kontrol
edebilme ve başlatabilmeyi bu iki sene içinde öğrendim. Beden dışı
yolculukların nasıl meydana getirildiğini öğrenmeyi gerçekten de başarmıştım.
Kendimi hiçbir zaman özellikle psişik biri olarak düşünmediğim için
herhangi birinin de kendi başına bu deneyimi başlatabileceğine inanmamak
için hiçbir neden görmüyorum.
Beden dışına çıkma öğretisine duyduğum ilgi 1973'te Kuzey Carolina,
Durham'daki Psişik Araştırmalar Vakfı'ndan aldığım bir danışmanlık
teklifiyle yeniden gündeme geldi. Vakıf, beden dışı deneyimleri incelemek
üzere bir bağış almıştı ve bu deneyimleri kendi isteğiyle oluşturabilen
S. Keith Harary adında yetenekli bir Duke öğrencisiyle çalışıyordu.
Harary bedenden ayrıldığı sıralarda ayık ve kendinde olduğu için,
onun bu dramatik astral çıkışlarda kullandığı yöntemlere karşı bende
müthiş bir ilgi uyanmıştı. Onunla bu konuda birçok uzun görüşmelerimiz
oldu. Görevimin daha ileriki aşamalarında Ingo Swann'la, yine kendi
iradesiyle zihin yolculuğu yapabilen New York'lu bir psişikle tanıştım.
Bir kere daha kendimi bunu nasıl yapabildiğine dair ona bir dolu soru
sorarken bulmuştum.
Böyle böyle tüm bu bilgileri sistemleştirmeye başladım. Bu tekniklerin
ortak ve karşıt noktaları nelerdi? Belli bir teknik bir diğerine kıyasla
daha iyi sonuç vermekte mi idi? Astral projeksiyon tıpkı diğer becerilerin
kazanılmasında olduğu gibi tatbikat ve deneme-yanılma yöntemiyle öğrenilen
bir beceri miydi? Bunlar hep o sıralarda üzerinde düşünmeye başladığım
konular arasındaydı.
Dolayısıyla bu kitap kişinin bedenini terk etmesine yardımcı olacağı
ileri sürülen birbirinden farklı çeşitli sistemler üzerinde yoğunlaşmıştır.
Hepsinin de mutlaka işe yarayacağını söylemiyorum. Fakat bunların
her birinin bazı kişilerde iş göreceğini gösteren kanıt ve veriler
mevcuttur.
Bu tekniklerin tartışmalı noktaları olduğu için kitaptaki bölümler
üç ana kısma ayrılmıştır. Birinci kısımda her yöntemin nasıl elde
edildiği ve dayandığı mantığı açıkladım. Ardından tekniğin sulandırılmamış
hâlini mümkün olduğu kadar çok ayrıntıyla izah ettikten sonra, eleştirel
bir gözle her sistemi değerlendirdim ve sistemin iş görüp görmediğine
dair benim bildiğim bütün veri ve malûmatı kanıt gösterdim. Daha önce
de değindiğim gibi bu tekniklerin her biri ancak belli sayıda bireyler
için iş göreceklerdir. Bazı kişiler belli bir yöntemin kendilerinde
daha iyi sonuç verdiğini bulgularlarken, diğer bazıları öbür yöntemlerde
daha başarılı olabilirler. Bazıları ise hiçbir yöntemin işe yaramadığını
görebilirler.
Bu bağlamda bu eserin yazılırken sorumluluk duygusuna kilitlenerek
yazıldığı akıldan çıkarılmamalıdır. Taşkın vaatler yapılamaz ve ben
de yapmıyorum (beden dışına taşıyan belli bir yöntemi özellikle savunmam
da söz konusu olamaz.) Kitabın amacı esas olarak bugüne kadar böyle
bir uğraş içine girmemiş acemi kimseler için beden dışı deneyime götürebilecek
bir rehber olma görevini üstlenmektir ve kamuoyunun astral projeksiyonun
geçerli tekniklerini samimî olarak öğrenmek isteyen kesimi için hazırlanmıştır.
D. Scott Rogo Northridge, California
|