<< GERİ

 

Günlük Yaşamda ALEXANDER TEKNİĞİ

 

Bu kitap hakkında ayrıntılı bilgi almak için tıklayın...

 

Sunuş

 

Teşekkür

 

Önsöz

 

Giriş

BİRİNCİ KISIM Temel Fikirler

 

1. Bedenin İyi Kullanılması Ne Demektir?

 

2. Temel Kontrol

 

3. Nasıl Değişebiliriz?

 

 

İKİNCİ KISIM Uygulamaya Geçmek

 

4. Alexander Prensiplerini Günlük Aktivitelerimize Uygulamak

 

5. Yatışın Önemi Hakkında

 

6. Başınızı Tutmak

 

7. Ayaklarınızın Üstünde

 

8. Kalçanızdaki Tümsekler

 

9. Hareketlerinizde Başınız Ağır Geliyor mu?

 

10. Solunum ve Psikosomatik Bozukluklar

 

11. Becerilerde Ustalaşmak

 

Sonsöz

 

Notlar

 

Ek 1: Ergonomik Öneriler

 

Ek 2: Alexander Tekniği Profesyonel Kuruluşları

 
ÖNSÖZ  

Alexander Tekniği ile tanışmam, Tinbergen'in 1973 yılı Tıp/Fizyoloji dalında Nobel Ödülü kazanması üzerine yaptığı konuşma dolayısıyla olmuştu ve 1977'de bu teknik üzerinde ders almaya başladım. 35 yıldan beri deneysel fizyoloji alanında çalıştığımdan, giderek Alexander'ın buluşlarını daha çok önemsedim, onlardan daha çok etkilendim.
Beden kütlemizin üçte birinden fazlasını oluşturan kaslarımız ilginç bir sistem içinde yer almaktadır. Birçoklarına göre, kaslarımızın işlevi, bizi dik tutmak, bedenimizi hareket ettirmek ve bir şeyler yapmamız için güç sağlamaktan ibarettir. Oysa kasların işlevi bundan çok daha fazladır; onlar önemli bir duyu organımızın bir parçasıdır (ondokuzuncu yüzyıl fizyoloğu Sir Charles Bell tarafından tanımlanmış olan "altıncı duyu" - proprioceptive 'uyarıları alma' ve kinestetik 'yapılan hareketin genişliğini, yönünü ve etkisini sezebilme' duyumu). Kaslarımız bizim bilgi ve duygu iletişimimize vasıta olmaktadır: dıştan, konuşma (kaslar sayesinde gerçekleşir), yüz ifadesi ve beden duruşu (postür) yoluyla; içten, kasların duygusal hâlimize etkileriyle (depresyonda gevşemiş kaslar, anksiyete veya öfke duyulurken gerilmiş kaslar).

F.M. Alexander, modern yaşam tarzında bizim altıncı duyumuzla tamamen ilişkimizi kesmiş olduğumuza ve bu nedenle de beden duruşu, hareket, iletişim ve duygusal veya ruhsal hâllerimizi en uygun şekilde kullanmaktan da tamamen vazgeçmiş olduğumuza dair keşfiyle dikkat çekmiştir.

Altıncı duyumuzu yeniden nasıl kazanabiliriz ve en uygun kas kullanımına yeniden nasıl ulaşabiliriz? Bunun mümkün olması sadece, kaslarımızın doğru çalışması için zaman harcamamıza, bu konuda dikkatli davranmamıza ve yerçekimiyle zıt düşen kasların gereksiz ek kasılmalarına meydan vermeksizin kolayca işlevlerini sürdürmelerini sağlamak amacıyla kas kontrolu alanında yeni yöntemler kazanmamıza bağlıdır. Bir öğretmenin hünerli elleri, sadece öğrencide kas duyumunu uyandırmakla kalmaz, ayrıca daha uygun kas yöntemleri geliştirmesine de yardımcı olabilir. Bu duyusal ve motor deneyimleri öğrenmek temelde söze dayalı değildir. Her şeye rağmen, neler olup bittiği ve ne için umutlanacakları hakkında bir fikir sahibi olmaları, düşünen insanlar için büyük bir yardım sayılır.

Bu açıdan baktığımızda Jonathan Drake'in kitabı gayet yararlı bir katkı sağlıyor. Kolay anlaşılır, sade bir metin içinde Alexandre Tekniğinin temel prensiplerini açıklıyor. Bir öğretmenin hünerli ellerinden çıkan temel girdilere (input) bağlı kalarak herkesin uygulayabileceği ve bunları yaparken kendisini müşahede etmesine imkân veren bir dizi yöntemi anlatıyor. Kitap sadece uygulanabilirliği ile dikkat çekmekle kalmıyor (Alexander Tekniğini bilgisayar klâvyesinde çalışmaya veya araba kullanmaya uygulayarak), aynı zamanda hareket hâlinde iyi 'teknikler' kullanımının da bol bol örneklerini veriyor. Bu iki özelliği, kitabı, Alexander Tekniğine ilgi duyanlar ya da bu konuda eğitim görenler için paha biçilmez ölçüde değerli kılıyor.

David Garlick (Fen Fakültesi diploması (lisans derecesi), Tıp Fakültesi diploması (lisans derecesi), BS, Felsefe doktoru (Bs ve Bsc: ikisi için de Random House sözlüğü 'Bachelor of Scıence' diyor.

Kıdemli Lektör

New South Wales Üniversitesi

Fizyoloji ve Farmakoloji Okulu

 

GİRİŞ

Günlük Yaşamda Alexander Tekniği beden kullanımını nasıl geliştirebileceklerini öğrenmek isteyenler için hazırlanmıştır. Bu tekniğin yöntemlerini uygulamak suretiyle günlük yaşamın gereksiz stresinden, güçlüklerinden, ıstırap ve yorgunluklarından büyük ölçüde uzak kalmak mümkündür.

İnsanlar Alexander Tekniği'ni ilk duyduklarında genellikle "yapmaları" gereken şeyin ne olduğunu sorarlar, yani beden egzersizleri yok mudur? Yanıt şudur: Hayır, kesinlikle yoktur. Günlük programlarla yapılan beden egzersizleri -en son fitness programı bile- modern yaşamın getirdiği statik beden duruşuna karşı önlem almaya çalışırken, çözümlenmesini beklediğimiz sorunları çoğu zaman biraz daha büyütmektedir. Alexander şuna gerçekten ihtiyacımız olduğunu gösteriyor: çok doğal saydığımız günlük işlerimizi nasıl yaptığımızı radikal bir şekilde yeniden düşünmemiz.

İyi koordine edilmiş hareket ve beden duruşunun (postür) güzellik ve zerafetini gözlemlemek ve deneyimlemek bir zevktir. Bu özellikler hayvanlarda içgüdüsel olarak mevcuttur. Çağımız insanları arasında ise hareket ve duruşları olması gerektiği gibi ve zarif olan insanlara giderek daha az rastlanmaktadır. Temel koordinasyon becerilerini küçük bir çocukken spontan bir şekilde ediniriz, ancak büyüyerek çocukluğu geride bırakırken çoğumuz bozulmaya başlarız. Beden eğitimi, konuşma ve tiyatro okullarında 18 yaşındaki öğrenciler üzerinde yapılan araştırmalarda öğrenimlerine başladıkları sırada yüzde 80 oranında önemli duruş kusurları görülmüştür.1 Bunları iyileştirmek amacıyla önerilen egzersizleri yapmaya devam eden öğrencilerin durumu ders yılı içinde daha kötüye gitmiştir. Sadece, Alexander tekniği öğrenenler anlamlı bir gelişme kaydetmişlerdir.

Modern yaşamda bedenin kötü kullanılması artık öylesine alışılmış bir durumdadır ki, çoğumuzun bunun farkında bile olmaması üzücü bir şeydir. Büyük bir uyum kapasitesine sahip olan bedenlerimizi çocukluktan başlayarak bilinçsizce kötü kullanıyoruz. Bu yüzden er ya da geç, gerilim bağlantılı bir sürü rahatsızlıklarla bunun bedelini ödüyoruz ve yaşamda bizim önemli saydığımız hedeflere ulaşamamamızın getirdiği hayal kırıklıklarının ıstırabını yaşıyoruz. Hepsinin başlıca sebebi bedenin kötü kullanılmasıdır.

 

F.M. Alexander'ın Keşfi

Alexander Tekniği'nin kurucusu F. Matthias Alexander (1869-1955) doğal koordinasyonumuzu geri getirmenin ve bunun sonunda yaşamımızın her alanında işlevlerimizi geliştirmenin anahtarını keşfetmiştir.

O şöyle bir sonuca varmıştı: Çoğunluğumuz günlük yaşam içinde gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerimiz sırasında bedenimizi nasıl daha verimli bir şekilde kullanacağımızı bilinçli olarak yeniden öğrenme ihtiyacındadır. Bedenin iyi kullanımına hâkim olan, onun tanımladığı temel prensipler, bu alanda çalışan pek çok "uzman" tarafından -doktor, fizyoterapist, spor antrenörleri, fitness eğitimcileri veya sahne sanatları öğretmenleri gibi- hâlâ büyük ölçüde bilinmemekte, gözardı edilmekte veya yanlış anlaşılmaktadır. (Bunun sebebi kitabın akışı içinde açıklanacaktır.)

 

Bu Kitabın Amacı

Günlük Yaşamda Alexander Tekniği, Alexander Tekniği'nin temel kavramları ile bunların pratikte uygulanması arasında bir köprü kurmak istemektedir. Bu teknik bazen mistisizme kaçan ya da Alexander'ın görüşlerini oldukça erişilmez kılan bir şekilde sunulmaktadır. Bununla birlikte, bir eleştirmen, Alexander'ın ilk kitabı Man's Supreme Inheritance (İnsanın Yüce Mirası) hakkında yazdığı bir inceleme yazısında, onun metotlarını "sistematize edilmiş sağduyu" olarak tanımlamıştır. Bu kitap, çoğu zaman zor anlaşılır olan bu sağduyuyu günlük yaşama uygulandığı şekliyle detaylandırmayı amaçlamaktadır.

Kitabın birinci kısmında Alexander'ın olağanüstü yaşam öyküsü ve onun gözlemlerinin, kavramlarının, deneyimlerinin bizim kendi deneyimlerimizle giderek artan ilişkisi anlatılmakta, ikinci kısımda ise uygulamalar ele alınmaktadır. Bazı prosedürler detaylı olarak anlatılmış ve örnekler verilmiştir. Bunlar günlük yaşamın çeşitli faaliyetlerini yürütme tarzınızı geliştirmenizde yararlı olabilir; elektrik süpürgesi kullanmak gibi basit ev işlerinden bir müzik âleti çalmak gibi gayet karmaşık becerilere kadar çeşitli uygulamalara yer verilmiştir.

Alexander ve öğretmenleri her zaman dildeki anlatım kısıtlamalarıyla karşı karşıya gelmişlerdir; bunun ötesinde, entelektüel bilgi, uygun eğitimi almış bir öğretmenin size verebileceği yeni koordinasyonun yaşatacağı inanılmaz (ve bazen de şaşırtıcı) deneyimin yerini tutamaz. Bir enstrüman çalmayı öğrenirken bu işin uzmanı olan birinden yardım almadıkça pek fazla ilerleme gösterebileceğinizi bekleyemezsiniz; bedeniniz de sizin için en önemli enstrümandır!

Bununla beraber, bazen bir öğretmene danışmak mümkün olmayabilir; umarız ki düşünceli okurlarımız, bu kitaptan yararlanarak birtakım gerçekleri kavramak suretiyle, bedeni kötü kullanmanın bazı kötü biçimlerinden kurtulabilirler.

Benim verdiğim Alexander derslerini izleyen öğrencilerden sık sık şu sözleri duymuşumdur: "Derste bana gösterdiklerinizin neyi amaçladığını anlıyorum, ama kendi başıma kaldığımda günlük yaşamımda bunları nasıl uygulamaya koyacağımı hatırlamakta güçlük çekiyorum. Bana uygun bir kitap tavsiye edebilir misiniz?" Alexander Tekniği'nin ilkeleri üzerinde çok güzel bazı kitaplar yazılmış olmasına karşın, onların istediği gibi detaylı, pratik rehber kitapların bulunmadığını kabul etmek durumunda kalıyordum.2

Ben Alexander Tekniği'ni öğrenmeye ilk başladığımda, iyi beden kullanımının güçlü, doğrudan ve gerçek duyumsal deneyimini yaşatacak beceriye sahip öğretmenlerim olduğu için şanslıydım. Yine de, şimdi inanıyorum ki daha erken bir dönemde bazı şeylerin birbiriyle ilişkisini daha açıkça anlayabilseydim, Alexander Tekniği'nde gösterdiğim ilerleme daha tatmin edici olacaktı. Geliştirilmiş koordinasyona ait doğru deneyimlerin tekrar tekrar aktarılabilmesi maksadıyla öğrenci "yoldan çekilmeyi" öğrenirse, sonunda bu tekniği kendi yaşamına geçirmenin bir yolunu bulacaktır, tarzında bir varsayım yürütülmüştü âdeta.

Benim için bu pek de kolay olmadı. İsterdim ki daha başlardan itibaren, önüme Tekniği nasıl hayata geçirebileceğimi daha iyi anlamamı sağlayacak bir çerçeve konsun.

 

Benim Hikâyem

Alexander Tekniği'nde ders almaya başlayan pek çok insanda olduğu gibi, ben de başlangıçta ne denli karışık bir işe giriştiğimi takdir edecek durumda değildim. Standart düzeyde duvar tenisi oynardım ve koordinasyonumun pek o kadar kötü olmadığını düşünürdüm. O zamanlar belli bir alanda çok ustalaşmış olabileceğinizi, ama yine de genel olarak büyük bir sıkıntı içinde yaşayabileceğinizi kavrayamıyordum. Öğretmenimin en azından bir süre spor çalışmalarımı ve yoga egzersizlerimi bir tarafa bırakmamı bana niçin öğütlediğini anlayamıyordum! Tabii, giderek algılarım derinleşti. Bu çalışmalarla kendi şeklimi nasıl bozduğumu görmeye başladım ve ufukta bir anlayış pırıltısı belirmeye başladı. Alexander öğretmenlerinin sıklıkla söyledikleri gibi, "O zamandan beri hep öğreniyorum".

Tekniğe başlamadan önce sırtımın orta yerinde bir tutukluk ve skolyozlar (omurgada yanlara doğru bükülmeler) vardı. Çocuklukta kronik göğüs enfeksiyonları ve zatürree, ergenlik çağında gazete dağıtırken sırtıma astığım gazete yükünü taşımak ve raket kullanılan sporlardan gelen tek taraflı gelişme, diğer nedenlerle birlikte, bu hâle gelmeme sebep olmuştu. Orta öğretim ve üniversite yıllarım, vücudumdaki aşırı gerginlik ve çöküntüyü daha da kötüleştirdi.

Tıp fakültesinde anatomi dersleri ölü beden üzerinde yapılıyordu. Fakülteyi bitirip de mesleği bıraktığım yıllarda, bir Alexander Tekniği ögrencisa olarak hareket hâlindeki bedenin dinamiklerine ve onun dengesine -veya bunun olmayışına- bütün detayları kapsayacak şekilde dikkatimi vermeyi öğrendim.

Son on yıl içinde sağlık ve esenliğimi iyileştirme yolunda kazandığım anlayışlar dolayısıyla, kendimi Alexander Tekniği'ne ve onu bana öğreten öğretmenlerime karşı derinden borçlu hissediyorum. Beni sakat bırakabilecek sırt sorunlarından kurtulmama ve belki de ciddî iç hastalıkları risklerini azaltmama Tekniğin yardımcı olduğuna inanıyorum. Mücadeleli tıp öğrenciliğimle geçen yıllardakinden daha yüksek stres düzeylerinde bile kendimi daha iyi hissediyorum. Her şeyin üstünde, bu teknik, yeni durumlarla başa çıkma konusunda bana çok daha fazla güven ve daha büyük öğrenme becerileri vermiştir.

 

Bu Kitaptan Kimler Yararlanabilir?

Günlük yaşamında daha başarılı olmak isteyenler için pek çok tavsiyemiz var; Alexander'ın görüşleri geçmişimiz ne olursa olsun ve ne iş yaparsak yapalım hepimize hitap etmektedir. Alexander derslerine devam eden kişiler için her şeyden çok bir alıştırma kitabı olarak kullanılmak üzere hazırlanmıştır diyerek sunduğumuz bu kitap aşağıdaki kişiler için de yararlı bir bilgi kaynağı olacaktır:

Alexander Tekniği dersleri almayı düşünenler;

Kendi sağlık ve esenlikleri üzerinde daha fazla sorumluluk almak, günlük yaşamın gereksiz yorgunluk, zorlanma ve ıstıraplarından kaçınmak isteyenler; denge ve özgüvenlerini geliştirmek ve makul stres seviyelerinde kendini iyi hissetmek isteyenler; vücut formlarını, imaj ve koordinasyonlarını geliştirmek isteyenler;

Öğretmenler, müzisyenler, aktörler, dansçılar, atletizm dallarında çalışanlar ve diğer kadın/erkek sporcular;

Öğrenme yeteneklerini ve çeşitli becerilerde hâkimiyetlerini artırmak isteyenler;

Sırt ve boyun ağrıları çekenler ve şu türlü şikâyetleri olanlar: Hareket kabiliyetini kaybetmiş omuz; tenis oyuncularında görülen ön kol ve bileğin tekrar eden hareketleri yapma sırasında zorlanmasından kaynaklanan kol ağrıları; müzisyenler ve klâvye kullananlarda "bölgesel ağrı sendromu" veya "tekrarlanan zorlanma" hasarları; çeşitli artrit formları, özellikle omurga, kalça ve diz osteoartriti (kireçlenme); stresle alâkalı veya psikosomatik rahatsızlıklar, baş ağrıları, solunum güçlükleri, gastroenteroloji sorunları ve hipertansiyon;

Gebelik, hastalık, yaralanma veya kazalardan sonra rehabilitasyona yardımcı olmak isteyenler;

Depresyon ve anksiyeteye karşı çaba verenler;

Çalışma ve dinlenme çevrelerinin projelendirilmesi ve kullanılmasında rehberlik isteyenler; uygun koltukların, yazı masalarının, vb. kullanılması gibi.

 

 

 

İlginizi Çekebilecek Eserler

 
 

Reiki'nin Temelleri

 

Tüm Yönleriyle Reiki

  Reiki - Uygulamalı Şifacılık Teknikleri
  Reiki ile Sağlıklı Yaşam
  Sağlık İçin Enerji Çalışmaları
  Şakralar ve Enerji Alanları
  Kendi Kendine Telkin
  İmgelemenin İyileştirici Gücü
  Refleksoloji - Ayak Masajıyla Gelen Sağlık
  Mudralarla Şifa - Parmak Yogası
  Ruhsal Şifa
  Psişik Şifacılık
  İyileşmenin Simyası
  Zihinsel ve Bedensel Gevşeme Teknikleri
  Yanıbaşımızdaki Bilgelik
     

 

 

Kitap Konuları

 
 

Batık Uygarlıklar / Arkeoloji

 

Ezoterizm / Okültizm

  Kendini Tanıma / Eğitim
  Parapsikoloji
  Psişik Uygulamalar
  Roman / Öykü
  Ruhsal Araştırmalar / Ruhsal Tebliğ
  Sağlık / Alternatif Tıp
  Tekrardoğuş
  Şuur / Transpersonel Psikoloji
  Yeni Çağ / Modern Bilim
     

 

   

<< GERİ

 
   
Tel.: (0232) 421 44 49 - Faks: (0232) 422 72 12 - E-mail: info@egemeta.com
Produced by Ege Meta Yayınları