|
Günlük Yaşamda Alexander Tekniği beden kullanımını nasıl geliştirebileceklerini
öğrenmek isteyenler için hazırlanmıştır. Bu tekniğin yöntemlerini
uygulamak suretiyle günlük yaşamın gereksiz stresinden, güçlüklerinden,
ıstırap ve yorgunluklarından büyük ölçüde uzak kalmak mümkündür.
İnsanlar Alexander Tekniği'ni ilk duyduklarında genellikle "yapmaları"
gereken şeyin ne olduğunu sorarlar, yani beden egzersizleri yok mudur?
Yanıt şudur: Hayır, kesinlikle yoktur. Günlük programlarla yapılan
beden egzersizleri -en son fitness programı bile- modern yaşamın getirdiği
statik beden duruşuna karşı önlem almaya çalışırken, çözümlenmesini
beklediğimiz sorunları çoğu zaman biraz daha büyütmektedir. Alexander
şuna gerçekten ihtiyacımız olduğunu gösteriyor: çok doğal saydığımız
günlük işlerimizi nasıl yaptığımızı radikal bir şekilde yeniden düşünmemiz.
İyi koordine edilmiş hareket ve beden duruşunun (postür) güzellik
ve zerafetini gözlemlemek ve deneyimlemek bir zevktir. Bu özellikler
hayvanlarda içgüdüsel olarak mevcuttur. Çağımız insanları arasında
ise hareket ve duruşları olması gerektiği gibi ve zarif olan insanlara
giderek daha az rastlanmaktadır. Temel koordinasyon becerilerini küçük
bir çocukken spontan bir şekilde ediniriz, ancak büyüyerek çocukluğu
geride bırakırken çoğumuz bozulmaya başlarız. Beden eğitimi, konuşma
ve tiyatro okullarında 18 yaşındaki öğrenciler üzerinde yapılan araştırmalarda
öğrenimlerine başladıkları sırada yüzde 80 oranında önemli duruş kusurları
görülmüştür.1 Bunları iyileştirmek amacıyla önerilen egzersizleri
yapmaya devam eden öğrencilerin durumu ders yılı içinde daha kötüye
gitmiştir. Sadece, Alexander tekniği öğrenenler anlamlı bir gelişme
kaydetmişlerdir.
Modern yaşamda bedenin kötü kullanılması artık öylesine alışılmış
bir durumdadır ki, çoğumuzun bunun farkında bile olmaması üzücü bir
şeydir. Büyük bir uyum kapasitesine sahip olan bedenlerimizi çocukluktan
başlayarak bilinçsizce kötü kullanıyoruz. Bu yüzden er ya da geç,
gerilim bağlantılı bir sürü rahatsızlıklarla bunun bedelini ödüyoruz
ve yaşamda bizim önemli saydığımız hedeflere ulaşamamamızın getirdiği
hayal kırıklıklarının ıstırabını yaşıyoruz. Hepsinin başlıca sebebi
bedenin kötü kullanılmasıdır.
F.M. Alexander'ın Keşfi
Alexander Tekniği'nin kurucusu F. Matthias Alexander (1869-1955)
doğal koordinasyonumuzu geri getirmenin ve bunun sonunda yaşamımızın
her alanında işlevlerimizi geliştirmenin anahtarını keşfetmiştir.
O şöyle bir sonuca varmıştı: Çoğunluğumuz günlük yaşam içinde gerçekleştirdiğimiz
faaliyetlerimiz sırasında bedenimizi nasıl daha verimli bir şekilde
kullanacağımızı bilinçli olarak yeniden öğrenme ihtiyacındadır.
Bedenin iyi kullanımına hâkim olan, onun tanımladığı temel prensipler,
bu alanda çalışan pek çok "uzman" tarafından -doktor,
fizyoterapist, spor antrenörleri, fitness eğitimcileri veya sahne
sanatları öğretmenleri gibi- hâlâ büyük ölçüde bilinmemekte, gözardı
edilmekte veya yanlış anlaşılmaktadır. (Bunun sebebi kitabın akışı
içinde açıklanacaktır.)
Bu Kitabın Amacı
Günlük Yaşamda Alexander Tekniği, Alexander Tekniği'nin temel kavramları
ile bunların pratikte uygulanması arasında bir köprü kurmak istemektedir.
Bu teknik bazen mistisizme kaçan ya da Alexander'ın görüşlerini
oldukça erişilmez kılan bir şekilde sunulmaktadır. Bununla birlikte,
bir eleştirmen, Alexander'ın ilk kitabı Man's Supreme Inheritance
(İnsanın Yüce Mirası) hakkında yazdığı bir inceleme yazısında, onun
metotlarını "sistematize edilmiş sağduyu" olarak tanımlamıştır.
Bu kitap, çoğu zaman zor anlaşılır olan bu sağduyuyu günlük yaşama
uygulandığı şekliyle detaylandırmayı amaçlamaktadır.
Kitabın birinci kısmında Alexander'ın olağanüstü yaşam öyküsü ve
onun gözlemlerinin, kavramlarının, deneyimlerinin bizim kendi deneyimlerimizle
giderek artan ilişkisi anlatılmakta, ikinci kısımda ise uygulamalar
ele alınmaktadır. Bazı prosedürler detaylı olarak anlatılmış ve
örnekler verilmiştir. Bunlar günlük yaşamın çeşitli faaliyetlerini
yürütme tarzınızı geliştirmenizde yararlı olabilir; elektrik süpürgesi
kullanmak gibi basit ev işlerinden bir müzik âleti çalmak gibi gayet
karmaşık becerilere kadar çeşitli uygulamalara yer verilmiştir.
Alexander ve öğretmenleri her zaman dildeki anlatım kısıtlamalarıyla
karşı karşıya gelmişlerdir; bunun ötesinde, entelektüel bilgi, uygun
eğitimi almış bir öğretmenin size verebileceği yeni koordinasyonun
yaşatacağı inanılmaz (ve bazen de şaşırtıcı) deneyimin yerini tutamaz.
Bir enstrüman çalmayı öğrenirken bu işin uzmanı olan birinden yardım
almadıkça pek fazla ilerleme gösterebileceğinizi bekleyemezsiniz;
bedeniniz de sizin için en önemli enstrümandır!
Bununla beraber, bazen bir öğretmene danışmak mümkün olmayabilir;
umarız ki düşünceli okurlarımız, bu kitaptan yararlanarak birtakım
gerçekleri kavramak suretiyle, bedeni kötü kullanmanın bazı kötü
biçimlerinden kurtulabilirler.
Benim verdiğim Alexander derslerini izleyen öğrencilerden sık sık
şu sözleri duymuşumdur: "Derste bana gösterdiklerinizin neyi
amaçladığını anlıyorum, ama kendi başıma kaldığımda günlük yaşamımda
bunları nasıl uygulamaya koyacağımı hatırlamakta güçlük çekiyorum.
Bana uygun bir kitap tavsiye edebilir misiniz?" Alexander Tekniği'nin
ilkeleri üzerinde çok güzel bazı kitaplar yazılmış olmasına karşın,
onların istediği gibi detaylı, pratik rehber kitapların bulunmadığını
kabul etmek durumunda kalıyordum.2
Ben Alexander Tekniği'ni öğrenmeye ilk başladığımda, iyi beden kullanımının
güçlü, doğrudan ve gerçek duyumsal deneyimini yaşatacak beceriye
sahip öğretmenlerim olduğu için şanslıydım. Yine de, şimdi inanıyorum
ki daha erken bir dönemde bazı şeylerin birbiriyle ilişkisini daha
açıkça anlayabilseydim, Alexander Tekniği'nde gösterdiğim ilerleme
daha tatmin edici olacaktı. Geliştirilmiş koordinasyona ait doğru
deneyimlerin tekrar tekrar aktarılabilmesi maksadıyla öğrenci "yoldan
çekilmeyi" öğrenirse, sonunda bu tekniği kendi yaşamına geçirmenin
bir yolunu bulacaktır, tarzında bir varsayım yürütülmüştü âdeta.
Benim için bu pek de kolay olmadı. İsterdim ki daha başlardan itibaren,
önüme Tekniği nasıl hayata geçirebileceğimi daha iyi anlamamı sağlayacak
bir çerçeve konsun.
Benim Hikâyem
Alexander Tekniği'nde ders almaya başlayan pek çok insanda olduğu
gibi, ben de başlangıçta ne denli karışık bir işe giriştiğimi takdir
edecek durumda değildim. Standart düzeyde duvar tenisi oynardım
ve koordinasyonumun pek o kadar kötü olmadığını düşünürdüm. O zamanlar
belli bir alanda çok ustalaşmış olabileceğinizi, ama yine de genel
olarak büyük bir sıkıntı içinde yaşayabileceğinizi kavrayamıyordum.
Öğretmenimin en azından bir süre spor çalışmalarımı ve yoga egzersizlerimi
bir tarafa bırakmamı bana niçin öğütlediğini anlayamıyordum! Tabii,
giderek algılarım derinleşti. Bu çalışmalarla kendi şeklimi nasıl
bozduğumu görmeye başladım ve ufukta bir anlayış pırıltısı belirmeye
başladı. Alexander öğretmenlerinin sıklıkla söyledikleri gibi, "O
zamandan beri hep öğreniyorum".
Tekniğe başlamadan önce sırtımın orta yerinde bir tutukluk ve skolyozlar
(omurgada yanlara doğru bükülmeler) vardı. Çocuklukta kronik göğüs
enfeksiyonları ve zatürree, ergenlik çağında gazete dağıtırken sırtıma
astığım gazete yükünü taşımak ve raket kullanılan sporlardan gelen
tek taraflı gelişme, diğer nedenlerle birlikte, bu hâle gelmeme
sebep olmuştu. Orta öğretim ve üniversite yıllarım, vücudumdaki
aşırı gerginlik ve çöküntüyü daha da kötüleştirdi.
Tıp fakültesinde anatomi dersleri ölü beden üzerinde yapılıyordu.
Fakülteyi bitirip de mesleği bıraktığım yıllarda, bir Alexander
Tekniği ögrencisa olarak hareket hâlindeki bedenin dinamiklerine
ve onun dengesine -veya bunun olmayışına- bütün detayları kapsayacak
şekilde dikkatimi vermeyi öğrendim.
Son on yıl içinde sağlık ve esenliğimi iyileştirme yolunda kazandığım
anlayışlar dolayısıyla, kendimi Alexander Tekniği'ne ve onu bana
öğreten öğretmenlerime karşı derinden borçlu hissediyorum. Beni
sakat bırakabilecek sırt sorunlarından kurtulmama ve belki de ciddî
iç hastalıkları risklerini azaltmama Tekniğin yardımcı olduğuna
inanıyorum. Mücadeleli tıp öğrenciliğimle geçen yıllardakinden daha
yüksek stres düzeylerinde bile kendimi daha iyi hissediyorum. Her
şeyin üstünde, bu teknik, yeni durumlarla başa çıkma konusunda bana
çok daha fazla güven ve daha büyük öğrenme becerileri vermiştir.
Bu Kitaptan Kimler Yararlanabilir?
Günlük yaşamında daha başarılı olmak isteyenler için pek çok tavsiyemiz
var; Alexander'ın görüşleri geçmişimiz ne olursa olsun ve ne iş
yaparsak yapalım hepimize hitap etmektedir. Alexander derslerine
devam eden kişiler için her şeyden çok bir alıştırma kitabı olarak
kullanılmak üzere hazırlanmıştır diyerek sunduğumuz bu kitap aşağıdaki
kişiler için de yararlı bir bilgi kaynağı olacaktır:
Alexander Tekniği dersleri almayı düşünenler;
Kendi sağlık ve esenlikleri üzerinde daha fazla sorumluluk almak,
günlük yaşamın gereksiz yorgunluk, zorlanma ve ıstıraplarından kaçınmak
isteyenler; denge ve özgüvenlerini geliştirmek ve makul stres seviyelerinde
kendini iyi hissetmek isteyenler; vücut formlarını, imaj ve koordinasyonlarını
geliştirmek isteyenler;
Öğretmenler, müzisyenler, aktörler, dansçılar, atletizm dallarında
çalışanlar ve diğer kadın/erkek sporcular;
Öğrenme yeteneklerini ve çeşitli becerilerde hâkimiyetlerini artırmak
isteyenler;
Sırt ve boyun ağrıları çekenler ve şu türlü şikâyetleri olanlar:
Hareket kabiliyetini kaybetmiş omuz; tenis oyuncularında görülen
ön kol ve bileğin tekrar eden hareketleri yapma sırasında zorlanmasından
kaynaklanan kol ağrıları; müzisyenler ve klâvye kullananlarda "bölgesel
ağrı sendromu" veya "tekrarlanan zorlanma" hasarları;
çeşitli artrit formları, özellikle omurga, kalça ve diz osteoartriti
(kireçlenme); stresle alâkalı veya psikosomatik rahatsızlıklar,
baş ağrıları, solunum güçlükleri, gastroenteroloji sorunları ve
hipertansiyon;
Gebelik, hastalık, yaralanma veya kazalardan sonra rehabilitasyona
yardımcı olmak isteyenler;
Depresyon ve anksiyeteye karşı çaba verenler;
Çalışma ve dinlenme çevrelerinin projelendirilmesi ve kullanılmasında
rehberlik isteyenler; uygun koltukların, yazı masalarının, vb. kullanılması
gibi.
|