<< GERİ

 

İMGELEMENİN İYİLEŞTİRİCİ GÜCÜ

 

Bu kitap hakkında ayrıntılı bilgi almak için tıklayın...

Teşekkür        

Sunuş - Dr. Dean Ornish         

Giriş - Dr. Kenneth R. Pelletier           

Önsöz 

1. İnanca Dayalı Şifa, Plasebo Etkisi ve İmgeleme       

2. İmgeleme Nasıl Gerçekleşir?           

3. İmgelemenin Keşfi   

4. İmgeleme, Stres ve Gevşeme          

5. Derinlere İnmek      

6. Kendinize Özgü İyileştirici İmgeleme Yaratma         

7. İçsel Rehber

8. İçsel Rehber Tekniğinde Karşılaşabileceğiniz

    Sorunlar      

9. Belirtilere Kulak Vermek    

10. Sezgiyi Eyleme Dökmek   

11. Direnç - Sadık Muhalefet  

12. Kaydedilen Gelişmeyi Eyleme Dökmek     

13. İmgeleme, Önleme ve İyileşme      

14. İmgeleme ve Ruhsallık       

15. Sağlık Alanında İmgelemenin

      Dünü, Bugünü, Yarını        

16. Zihin-Beden Şifasında Yeni Sinir Bilimi      

Ek A İmgelemeyi Belirli Sağlık

      Sorunlarına Dönük Kullanmak      

Ek B Kaynak Kitaplar

GİRİŞ  

Dr. Kenneth R. Pelletier

1950’li yılların başında Avrupa, Japonya, Çin ve ABD’deki araştırmacılar ve klinik uzmanlar, imgelemenin bireyin sağlığı ya da hastalığı ve belki de yaşamının seyri ve ölümü üzerindeki önemli rolünü sistematik olarak incelemeye başlamıştır. Son otuz yıl içerisinde birçok araştırma alanındaki bulgular, psikolojik faktörlerin bedenin fizyolojisini önemli ölçüde etkileyebileceğini ve etkilediğini göstermektedir. Temel stres etütleri, biyofidbek göstergeleri, gevşemenin klinik amaçlı kullanımı ve en son olarak da yeni psikonöroimmünoloji (bağışıklık sistemi ile zihinsel durumlar arasındaki bağlantıları inceleyen bilim dalı, Ç.N.) gibi birçok alanda elde edilen bulgular bu konuda geniş bir bilgi dağarcığını oluşturmaktadır.

Günümüzde üç araştırma kolu da zihin-beden etkileşiminde zihinsel imgelemenin önemi üzerinde birleşmiştir. Bunlardan ilki psikonöroimmünoloji alanındaki temel araştırmadır. Biraz hantal gibi görünen bu terim, asıl olarak zihin (psiko) ile beyin ve merkezi sinir sistemi (nöro) arasındaki etkileşimleri konu alan ve bedenin hastalıklar ile anormal hücre gelişimlerine karşı biyokimyasal direncini (bağışıklık) inceleyen geniş bir araştırma kolunu ifade etmektedir. 1980’li yılların başından itibaren bu bilim dalında elde edilen veriler, psikolojik unsurların alerji oluşumuna yol açabileceği; soğuk algınlığından kansere kadar çok çeşitli hastalıklara zemin hazırlayabileceği ve belki de AIDS’in ortaya çıkaran koşulları besleyebileceği; öte yandan birçok hastalığın kendiliğinden iyileşmesini sağlayan mekanizmalara katkıda bulunabileceği yönünde yeni bakış açılarının önünü açmıştır. Temel araştırmadaki bir başka önemli gelişme de PET (Pozitron Elektron Tomografi) ve NMR (Nükleer Manyetik Rezonans) gibi ikinci kuşak görüntüleme teknolojilerinde yaşanmıştır. Bu teknolojik gelişim sayesinde beynin etkinliği gittikçe daha spesifik olarak gözlemlenebilmektedir. Yaşanan bu iki gelişme zihin-beden etkileşiminin boyutunu ve çeşitliliğini gözler önüne sermiştir. Modern tıp teknolojileri, bizlere imgelemenin iyileşmenin nasıl ve neden etkide bulunduğunu gözlemleme fırsatı tanımıştır.

İkinci araştırma kolu, klinik deneysel araştırmalardır. Kapsamı giderek genişleyen bu araştırma kolu, temel araştırmanın nihai olarak yaygın bir biçimde günlük pratiğe dökülmesi için bir köprü görevi üstlenmektedir. Bu araştırma kolunun öneminin boyutu, Amerikan Tıp Birliği’nin çıkardığı derginin 25 Ekim 1985 tarihli sayısında William H. Foege imzasını taşıyan “Kamu Sağlığı ve Koruyucu Tıp” başlıklı makalede ortaya konmuştur. Bu makalede, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ölümlerin yaklaşık üçte ikisinin “şu anki tıp bilgilerimiz göz önünde bulundurulduğunda” vaktinden önce meydana geldiğinin ve altmış beş yaş altı ölümlerin yine yaklaşık üçte ikisinin “şu anki kapasitemiz göz önünde bulundurulduğunda” teorik olarak önlenebilir olduğunun altı çizilmektedir. Makale şöyle devam etmektedir: “Gelecek yıllarda, sağlığın ve uzun ömürlülüğün en önemli belirleyici etkeni her bireyin kendisinin yapacağı bireysel tercihler olacaktır. Böylesi bir sorumluluğu üstlenmeyi istemeyenler açısından korkutucu olabilecek bu gelişme, kendi kaderini bir biçimde kontrol edebilmeyi arzulayanlar açısından son derece heyecan vericidir.” Kısacası hem iç hem de dış dünyamızda, davranışlarımızdaki değişimler, vakitsiz ölümlerin ve hastalıkların önüne geçebilir; daha sağlıklı ve uzun bir yaşamın kapılarını aralayabilir.

Klinik araştırmalar kişinin davranış tarzının, ilerlemiş kalp hastalıklarından kronik ağrılara kadar çok çeşitli rahatsızlıklar üzerindeki etkisini açık bir biçimde ortaya koymuştur. Hastalıkları kişinin davranış tarzıyla ilişkilendiren yaklaşımlar, insanlara kendi çabalarıyla sağlık durumlarını iyileştirme şansı tanımaktadır. Bu yaklaşımların temelinde gevşeme tekniklerinin ve görsel imgelemenin bilgiye dayalı kullanımı yatar. Buna aynı zamanda uygun tıbbi ve psikolojik bakım da eşlik eder.

İmajinasyonun sağlık üzerindeki etkisini inceleyen üçüncü araştırma kolu, doğrudan doğruya Dr. Martin Rossman’ın bu mükemmel eserinin temelini teşkil etmektedir: Günlük klinik uygulamalar ve Dr. Rossman gibi yetenekli uygulayıcıların deneyimleri. Dr. Rossman ve benzer uzmanlar temel araştırma ve klinik deneysel çalışmalara dayanan sezgilerini, etkin bir biçimde gözetimi altında bulunan hastalarla ilişkisindeki sezgi, şefkat ve kesin klinik teşhislerle harmanlamaktadır. Dr. Rossman’ı 1974 yılında U.C.L.A. Tıp Fakültesi’ndeki bir konferansta tanıma fırsatı bulmuştum. Mesleğine adanmışlığıyla beni kendine hayran bırakmıştı. İlerleyen yıllarda devam eden mesleki ilişkimiz ve kişisel düzeydeki arkadaşlığımız süresince onun hastalarına, meslektaşlarına ve arkadaşlarına gösterdiği özen beni her zaman derinden etkiledi. Şimdi meslek hayatında 15 yıldan uzun bir süreyi geride bırakmış olan Dr. Rossman, imgelemenin iyileştirici rolü ve kendi tabiriyle insanın “İçsel Rehberi” ile iletişime geçme süreciyle ilgili görüşlerini, hem hastalar hem de meslektaşları açısından açık, pratik ve etkili bir kitap haline getirmiş bulunuyor.

Elinizdeki kitabı eşsiz kılan bir özelliği de çok çeşitli hastalıklarda uygulanabilecek pratik yöntemleri öğretirken asla kolaycılığa kaçmamasıdır. Kitapta, imgelemeyi zihin-beden iletişiminin bir yolu olarak kullanmaya başlayan bazı insanların zaman zaman karşılaştıkları sorunlara işaret edilmesi ve çözümler üretilmesi de onu bilhassa faydalı kılmaktadır. Dr. Rossman, hasta “direnci”ne özel bir yer ayırmakta ve “direnci” kesinlikle bir engel olarak görmemektedir. Hastanın “direncini”, “müzmin bir muhalefetin” sesi olarak ele almaktadır ve bunun hastaya hastalık belirtilerine neden “ihtiyaç duyduğuna” ilişkin bir bakış açısı sunacağına inanmaktadır. Dr. Rossman’ın amacı, hastanın imgeleme tekniklerinden yararlanarak sağlığını olumsuz yönde etkileyebilecek tercihlerini anlamasını ve ardından da genellikle tutumları ile fiziksel durumu üzerinde derin ve olumlu etkilere sahip olacak şekilde onlardan arınmasını sağlamaktadır.

Dr. Rossman’ın imgelemeyi kullanma yönteminin ve insandaki “içsel rehber” yaklaşımının, birçok kültürde kökleri binlerce yıl gerilere dayanan zengin izdüşümlerinin bulunduğu gözden kaçırılmamalıdır. İçindeki sese kulak vererek ulaşılan uyanış ya da aydınlanma, kadim din sistemlerinin çoğunda merkezi bir unsurdur. Bunun izlerini, Tibetli Budist Abhidharma’dan tutun, Amerikalılara özgü inançlara, birçok Batılı dindeki koruyucu melekler hiyerarşisine kadar geniş bir yelpazede görebilmeniz mümkündür. Bu geleneklerin, modern tıbbın günlük pratiğinden çok uzak olduğu düşünülebilir. Ancak Dr. Rossman’ın kitabı onlara özgü en derin anlayışlarından birçoğunun, olağanüstü bir biçimde pratiğe dökülmesinin önünü açmıştır.

Batı biliminde en parlak dönemlerden biri 18. yüzyıl “Aydınlanma Çağı” olmuştur. Bu çağ, önemli ölçüde iç dünyaya ilişkin keşifler ile dış dünyaya ilişkin bilgilerin harmanlanması sonucu ortaya çıkmıştır. Elinizdeki kitap bu türden bir harmandır. Ciddi bir yaklaşım sergileyen herkes için aydınlanmaya ve şifaya dönük önemli bir adımdır.

 

ÖNSÖZ

Bu kitap gerçekleşmeyecek bir hayalin ürünü değildir. Her ne kadar imgeleme hakkında olsa da son derece pratiktir. Sizlere adım adım zihninizi kendinizi iyileştirmeye yardım edecek şekilde kullanma yöntemini sunacaktır. Derin bir psikolojik gevşeme yaşamayı; bedeninizdeki iyileşme tepkilerini teşvik etmeyi; sağlık durumunuzu ve onu geliştirebilmeniz için neler yapabileceğinizi daha iyi kavramanıza yardım edebilecek bir iç diyalog kurmayı; tüm bunlar için de zihinsel imgeleme yönteminden faydalanmayı öğreneceksiniz. 1972 yılından günümüze bu yöntemi binlerce hastaya ve sağlık uzmanına öğrettim. Her zaman kesin sonuç verdiğini söylemek mümkün olmasada insanların birinci elden doktor bakımına ihtiyaç duyduğu sorunların yüzde doksanında faydalı olduğunu söylebilirim.

İlerleyen bölümlerde imgelemenin iyileştirici güçlerini sizlere tanıtarak, onun nasıl işlediğine dair bir model sunacağım ve bu etkili aracı kullanmayı öğrenen insanlarda gözlediğim iyileşmeyi sizlerle paylaşacağım. Ayrıca sizlere son derece faydalı olduğunu düşündüğüm dokuz imgeleme yeteneğini tanımlayacağım. Ardından her bir yeteneği öğrenmenize yardımcı olacak metinler sunacağım. Bunların yanısıra insanların şifa amacıyla imgelemeyi kullanmaya başladıklarında karşılaştıkları en genel engeller ve sorunlara da işaret edeceğim. Son olarak çeşitli koşullara ilişkin spesifik önerilerimin yanı sıra sizlere faydalı olabileceğini düşündüğüm kaynaklardan bir liste sunacağım.

Şifa (healing), tıpta zaman zaman kirli bir kavrammış gibi ele alınır. Kimilerine mistisizmi ve şarlatanlığı çağrıştırır. Ne var ki şifa yaşamın doğal bir niteliğidir. Şifa gerçekleşir, çünkü hücresel boyuttan psikolojik boyuta kadar her düzeyde bütünlüğümüz, yaşamın getirdiği değişiklikler karşısında sürekli olarak mücadele vermek zorundadır ve diğer tüm canlı organizmalar gibi biz insanların da gelişmek için düzenli bir yapıya ihtiyacımız vardır. Yeniden var etme, yeniden yapılanma ve onarma gibi içsel yeteneklerimiz olmasaydı, yaşamayı sürdüremezdik. Yaşamın kendisi birçok açıdan sürekli bir şifa sürecidir. Bu süreç, değişimlerin ortasında denge ve bütünlüğe doğru işler.

Bu doğal süreci kolaylaştırmanızın ya da engellemenizin çeşitli yolları vardır. Aldığınız besinlerin değeri iyileşme yeteneğinizi derinden etkileyebilir. Aynı şekilde soluduğunuz hava ve aldığınız ilaç ya da şuruplar da bu etkiyi yaratabilir. Dinlenmek çoğu zaman şifaya kavuşmanızı kolaylaştırır. Uygun egzersizleri yapmak da faydalıdır. İçinde yaşadığınız çevre ve sosyal ilişkiler de sağlığınızı önemli ölçüde etkiler. Düşünceleriniz, hisleriniz ve zihninizi nasıl kullandığınız da aynı oranda etkilidir.

Bu kitap şifanın zihinsel boyutu üzerinedir. Düşüncelerinizin fiziksel, duygusal ve ruhsal durumunuz üzerindeki etkilerini ele almaktadır. İmajinasyonunuzu ve iradenizi kullanarak, bedeninizin doğal arzusu ile şifa yeteneğini birleştirmenin yollarını öğretecektir. İster kronik ya da ciddi hastalıkların pençesinde olun, ister sağlık ve iyiliğe özel önem verenlerden olun bu kitapta kendiniz için mutlaka bir şeyler bulacaksınız.

Başlamadan önce size birkaç uyarıda bulunmak istiyorum. İlk olarak bu kitapta öğreneceğiniz kendinizi iyileştirme teknikleri, sizin tıbbi bakıma daha az ihtiyaç duymanızı sağlayabilir. Ancak tıbbi bakımın alternatifi değildir. İyi bir tıbbi değerlendirme, kendi kendinizi iyileştirme sürecinin önemli bir boyutunu teşkil eder. Ciddi gibi görünen ya da kalıcı olan ve sürekli tekrarlanan belirtiler ya da hastalıklar için doktorunuzu mutlaka görün. Teşhisini koysun ve tedavi amacıyla size reçetesini sunsun. O doktorun tavsiyeleri hakkında şüpheleriniz varsa, düşüncelerini almak için ikinci ve hatta üçüncü bir doktoru görün. Nitelikli ve meslek ahlakı taşıyan alternatif sağlık uzmanlarınının tedavi seçeneklerini de görmek isteyebilirsiniz. Ortaya konan fikirlerin çelişmesi halinde, alternatif sağlık yaklaşımları konusunda eğitim almış bir tıp doktoru sizin için kendinize en uygun olan tedavi yöntemini seçmenize yardım edebilecek en doğru insan olabilir.

Kendi kendini iyileştirme tekniklerini, içinde bulunduğunuz koşulları özenli bir biçimde değerlendirmeden kullanmanız durumunda tehlikeli ve hatta yaşamınızı tehdit eden sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Hastalıkları tedavi edilebilir olmasına rağmen, geleneksel tıbbi yöntemleri dikkate almadığı için yaşamlarını yitiren insanlar gördüm. Oysa tıp ve kendi kendini iyileştirme teknikleri arasında kaçınılmaz bir çatışma yoktur. Hatta uygun bir biçimde kullanıldıklarında birbirilerini tamamlarlar. İnsanlar hastalıkların tedavisinde kendi kendini iyileştirme teknikleri hakkında fikrimi sorduklarında, ilk olarak onlara tıbbi tedaviyi ertelemekle girebilecekleri riski anlatmaya çalışırım. Onların aile doktorları ve konuya vakıf uzmanlar ile görüşürüm. Altı haftadan üç aya kadar bir zaman diliminde kendilerine alternatifler aramalarının bir sakıncası olup olmadığına birlikte karar veririz. Diğer doktorların o süreç boyunca kaydedilen gelişmeleri izlemelerini isterim. Çoğu zaman böyle bir durumla karşılaşıldığında doktorlar işbirliği yapmaktan mutluluk duyar.

Tedavinin ertelenmesinin doğuracağı risk, kimi vakalarda güvenli bir kendi kendini iyileştirme sürecinin önüne geçmektedir ve tıbbi ya da cerrahi müdahale kaçınılmaz hale gelmektedir. Yine de kendi kendini iyileştirme teknikleri her türlü tedavinin daha etkin bir biçimde sürdürülmesine, iyileşmenin hızlandırılmasına ve tedavinin olumsuz etkilerinin en aza indirgenmesine katkı sunabilmektedir.

İkinci uyarım belirtilerinizin ya da hastalığınızın stres ya da duygusal reaksiyonlar sonucunda artmasıyla ilgilidir. Durumunuz böyle olduğunda imgelemeyi kullanmaya başladığınızda belirtileriniz derinleşebilir. Belirtileriniz derinleşse bile umudunuzu kaybetmemeniz gerekir. Çünkü imgeleme belirtilerinizi derinleştirebiliyorsa, aynı zamanda hafifletmeyi de başarabilir. Kalp rahatsızlığı ya da astım gibi potansiyel olarak tehlikeli belirtilere sahipseniz, ne olursa olsun onları güvenilir bir biçimde hafifletebilecek ilaçları elinizin altında bulundurmalısınız.

Durumunuz gerçekten de değişken ise ve potansiyel olarak tehlikeler barındırıyorsa, ilk önce hem imgelemenizi kullanma konusunda sizi yönlendirebilecek hem de uygun tıbbi önlemleri alabilecek bir uzmana danışmanız uygun olacaktır.

Çoğu zaman olduğu gibi belirtilerin acil bir tehlike barındırmadığı durumlarda, tıbbi bakımı ihmal etmemeniz şartıyla imgelemeyi kullanarak kendi kendinizi iyileştirme sürecinde ne kadar etkili olabileceğinizi güvenli bir biçimde sınayabilirsiniz. Dikkatli bir biçimde kullanıldığında imgeleme, iyileşme çabalarınıza güvenli, masrafsız ve çoğu zaman etkili bir destek sunacaktır. Bunun kendi kendinize yapabileceğiniz en büyük yardım olduğunu göreceksiniz.

Sizlere, 1972 yılından bu yana genel tıp pratiğimde üzerinde ısrarla durduğum yöntemleri öğreteceğim. İlerleyen sayfalarda bu yöntemleri kullanarak hastalıklardan kurtulan ya da hastalıklarına rağmen yaşamlarını zenginleştiren insanlardan söz edeceğim. Ancak tanıma fırsatına eriştiğim bu insanların kimliklerini açıklamayacağım. İyileşme deneyimleri çoğunlukla fizikseldir. Bu deneyimlerin çoğu zaman duygusal, düşünsel ve ruhsal boyutları da vardır. Umarım ulaştıkları başarılar, kendi kendinizi iyileştirme yeteneğine kavuşma yolunda sizlere ilham kaynağı olur.

İnsanın kendini kendini iyileştirmesine dönük imgeleme yeteneklerini konu alan ve öğreten çok sayıda kaynaktan söz etmek mümkündür. Bunun için kitabın sonunda yer verilen listeden faydalanabilirsiniz. İmgelemeyi konu alan bu kaynaklar ya teorik ve etütsel boyutuna odaklanmakta ya da kimi belirtiler ve hastalıklara uygulanışını ele almaktadır. Kendi pratiğimde ve çalışmalarımda, bu konuya ilişkin açık ve net bir rehber kitaba ihtiyaç duyulduğuna tanık oldum. Bu kitap böylesi bir ihtiyaca cevap vermek için kaleme alınmıştır. Genel sağlık sorunlarının geniş yelpazesinde, insanın kendi kendini iyileştirebilmesi için imgelemeyi nasıl kullanabileceğine dair bir kılavuz hazırlamayı amaçladım. Sizin için de faydalı olmasını umuyorum.

M. L. R.

Mill Valley, California

Mart 2000

 

 

 

İlginizi Çekebilecek Eserler

 
 

Reiki'nin Temelleri

 

Tüm Yönleriyle Reiki

  Reiki - Uygulamalı Şifacılık Teknikleri
  Reiki ile Sağlıklı Yaşam
  Sağlık İçin Enerji Çalışmaları
  Şakralar ve Enerji Alanları
  Kendi Kendine Telkin
  Günlük Yaşamda Alexander Tekniği
  Refleksoloji - Ayak Masajıyla Gelen Sağlık
  Mudralarla Şifa - Parmak Yogası
  Ruhsal Şifa
  Psişik Şifacılık
  İyileşmenin Simyası
  Zihinsel ve Bedensel Gevşeme Teknikleri
  Yanıbaşımızdaki Bilgelik
     

 

 

Kitap Konuları

 
 

Batık Uygarlıklar / Arkeoloji

 

Ezoterizm / Okültizm

  Kendini Tanıma / Eğitim
  Parapsikoloji
  Psişik Uygulamalar
  Roman / Öykü
  Ruhsal Araştırmalar / Ruhsal Tebliğ
  Sağlık / Alternatif Tıp
  Tekrardoğuş
  Şuur / Transpersonel Psikoloji
  Yeni Çağ / Modern Bilim
     

 

   

<< GERİ

 
   
Tel.: (0232) 421 44 49 - Faks: (0232) 422 72 12 - E-mail: info@egemeta.com
Produced by Ege Meta Yayınları