|
Bu önsözü A Tribe
Returned adlı kitabımın Türkçe çevirisinin nasıl ortaya çıktığını
sizlerle paylaşmak için yazmak istedim.
2005 yılında 1.
İstanbul Parapsikoloji Konfernası’nda bir sunum yapmak üzere,
dünyanın başka ülkelerinden gelen birkaç araştırmacının yanı sıra,
ben de davet edildim. Bu etkinlik kendi türünün İstanbul’da
düzenlenen ilk örneği olmakla kalmayıp ayrıca bilinç araştırmaları,
süptil enerji alanları, ölüme yakın deneyimler, tekrardoğuş, beden -
zihin entegrasyonu, paranormal deneyimler ve geçmiş yaşam terapisi
gibi alanlarda bilimsel araştırmalar yapan uzmanları da ilk kez bir
araya getirmekteydi.
Çok seyahat eden
biri olmama karşın, itiraf etmeliyim ki, Türkiye hakkında pek az şey
biliyordum ve o sıralarda yaşanan olaylar nedeniyle Amerikalıların
güçlüklerle karşılacacağından korkan arkadaşlarımdan uyarılar
gelmekteydi. Böyle korkularım yoktu, bu konferansla ilgili heves
dolu beklentilerim vardı ve aniden ortaya çıkan bu beklenmedik
fırsat ile Evren’in neler sunacağına dair merakım büyüktü. Aradan
geçen kısa süre içinde olan bitenler karşısında hala huşu ve
şaşkınlık duyguları içindeyim ve bu şaşırtıcı ülkeye, Türkiye’yi
oluşturan halka, tarihe ve ulusa derin bir saygı duymaktayım.
İlk şaşkınlığımı
İstanbul’daki Bilyay Vakfı’nın üyelerinin ve onlara yardımcı olan
İzmir’deki İRAD ve Ankara’daki ARAD üyelerinin (Bu organizasyonlarla
ilgili bilgi için lütfen bu kitabın sonundaki irtibat sayfasına
bakınız) sıcak karşılamasını, kendilerini adamışlıklarını, etkin
çalışmalarını ve ayrıntılara gösterdikleri özeni gördüğümde yaşadım.
Konferans konuşmacılarının karşılanmasından, transferlerinden,
katılacakları turlardan ve bireysel ihtiyaçlarından tutun da
konferansın her tür organizasyonuna, basın toplantısından basın
mensuplarıyla özel röportajlara, anında çeviri yapan çevirmenleriyle
o güzel konferans merkezine, kitap satışlarına dek tüm hazırlıklarda
hepsi gönüllülerden oluşan bir ekip çalışmaktaydı. Gördüklerim ve
yaşadıklarım, ABD ve diğer ülkelerde katılmış olduğum çoğu
konferansta yaşadıklarıma eşdeğer ve hatta onları da aşan
nitelikteydi.
Meslektaşım Jeff
Ryan ile birlikte, diğer konuşmacılar ülkelerinde döndükten sonra,
bir gün daha kalıp dinlenmek ve biraz da şehir turu yapmak
istemiştik. Bilyay Vakfı’nın üyeleri o sabah bizimle görüşmek
istediler. Vakıf yıllardan beri tekrardoğuş konusunu incelemekteydi,
ama geçmişe uzanarak şifa sağlama amaçlı regresyon terapisi
tekniklerini kullanmak onlar için nispeten incelenmemiş bir konuydu.
Jeff’in ve benim bir eğitim kursu düzenleyip belirli vakıf üyelerine
eğitim verip veremeyeceğimizi öğrenmek istediler. Profesyonel eğitim
aldıktan ve belirli bir süre deneyim kazandıktan sonra Uluslararası
Regresyon Terapi Kurulu’ndan sertifika alarak bu becerilerini, şifa
bulmaları için insanlara yardım etmek üzere kullanabilirlerdi.
Çok heyecan verici
bir projeydi bu! Dünyanın Doğu’yu ve Batı’yı birleştiren bu merkezi
noktasına geçmiş yaşam terapisini taşıma fırsatının bize
verilmesinden dolayı Jeff ve ben çok şaşkındık. Bu hem manevi hem de
fiziksel anlamda bizim için çok önemliydi. Türkiye’de bir grup
insanın eğitilmesi ve onların daha sonra binlerce insana yardım
edebilecek ve sonunda başkalarını kendi dillerinde eğitebilecek hale
gelmeleri; daha mutlu, daha coşkulu hayatlar yaşayabilmeleri için
geçmiş bedenlenmelerinin acı veren anılarını iyileştirebilmelerini
sağlamak amacıyla milyonlarca insana erişilebileceği anlamına
geliyordu. İngilizce bilen on kişilik bir grupla başlamak için plan
yaptık. Jeff ve ben başlangıç ve ileri eğitimi uzun ve yoğun dersler
ve uygulama seansları halinde vermek için iki kez İstanbul’a geldik.
Ben bu önsözü
yazarken, ilk eğitim kursumuz tamamlandı; zamanlarını, enerjilerini
ve kazanımlarını başkalarına hizmet ve yardım etmeye adamak isteyen
on yetenekli öncü ile çok başarılı bir eğitim kursunu bitirdik.
Şimdi ise, İzmir’deki İntegral Ruhsal ve Zihinsel Gelişim
Merkezi’nde bir başka eğitim düzenlemeyi bekliyoruz sabırsızlıkla.
Yaşadığım
şaşkınlıklardan biri de bu vakıf ve dernekler tarafından diğer
dillerden Türkçe’ye çevrilerek basılmış, ruhsallık ve bilinç alanına
ait ezoterik ve bilimsel kitapların sayısının çokluğuydu.
Eğitim grubumuzdaki
öğrencilerimizin çoğu tekrardoğan bir grupla ilgili kitabımı okumuş
ve derinden etkilenmişlerdi. A Tribe Returned adlı kitabımı
Türkçe’ye çevirmek istediklerini söylediklerinde onur duydum.
Kitabın çevirmeni
Oya Özdilek’e, yayına hazırlanmasına katkıda bulunan tüm
öğrencilerime, Ege Meta Yayınları’na, Bilyay Vakfı, İrad ve Arad
üyesi olan tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim. Sizler gerçekten de
hayatımın birer parçası oldunuz. Ruhsal değerlere bağlılığınız ve
sözlerinizde, eylemlerinizde ifade bulan hizmet anlayışınız benim
için çok değerli. Geçmişte yapmış olduklarınız, şimdi yaptıklarınız
ve gelecekte yapacaklarınız, gezegenimiz üstünde yaşayan tüm
kültürlerin halklarınca taşınan acının bir kısmının iyileşmesine
gerçekten yardım edecek.
Bu en sevecen ve
cömert halk arasından tanıma ayrıcalığına eriştiğim kişilere, takdir
ve teşekkürler.
Janet Cunningham
Haziran 2006
|