<< GERİ

 

KEHANETLER ve KAHİNLER

 

Bu kitap hakkında ayrıntılı bilgi almak için tıklayın...

 

Sunuş

 

Önsöz

 

Giriş

 

 

1. BÖLÜM ÇEŞİTLİ TOPLUMLARDA KEHANET GELENEĞİ

 

Eski Zamanlarda Kehanet Yöntemleri

 

Antik Çağ'da Kehanet Merkezleri

 

Orta Asya Toplumlarında Kehanet

 

Eski Mısır'da Kehanet

 

Eski Yunan'da Kehanetler

 

Eski Roma'da Kehanetler

 

Essenılerde Kahinlik Ve Kehanet

 

 

2. BÖLÜM TARİH BOYUNCA KEHANETLER

 

Tevrat Ve İncil Kehanetleri

 

Tarih Boyunca Dünya'nın Sonu İle İlgili Yaşananlar

 

İslam'da Kehanetler

 

Budizm Ve Hinduizmde Uyanış Günü Ve Kehanetler

 

Büyük Piramit Kehanetleri

 

Aziz Malaki'nin Papalar Kehaneti

 

Bazı Papaların Kehanetleri

 

Değişimin Habercileri

 

Meryem Ana Kehanetleri

 

Nostradamus

 

17. Ve 18. Yüzyıla Ait Çeşitli Kehanetler

 

19. Ve 20. Yüzyıla Ait Çeşitli Kehanetler

 

"Uyuyan Kahin" Edgar Cayce

 

Jeane Dıxon Ve Kehanetleri

 

Abd Hükümeti Bir Medyomun Kehanetini Kabul Ediyor

 

Eski Doğu Blokundan Kehanetler

 

Dr. J. C. BARKER'IN ARAŞTIRMALARI

 

Mtia Derneği'nden İki Kehanet Örneği

 

Gelecekten Haber Veren Kuruluşlar

 

Jules Verne'in Eserlerinde Geleceğe İlişkin İfadeler

 

 

3. BÖLÜM KEHANET OLGUSU HAKKINDA ÇEŞİTLİ GÖRÜŞLER

 

Hunter Mackıntosh'a Göre Gelecek "Şimdi"De Mevcut

 

Holografik Açıdan Geleceğin Bilinmesi

 

Mılan Ryzl'ın Kehanet Hakkındaki Görüşleri

 

Ruhsal Tebliğlerde Kehanetler

 

Kaynaklar

ÖNSÖZ  

Bu güne kadar kehanet ve kahinlik konularıyla ilgili çok çeşitli kitaplar yayınlandı. Bu kitapların içeriğini genellikle Fransız kahin Michael De Nostradamus'un hayatı ve kehanetleri oluşturmuştur. Ve Nostradamus ismi, kehanet konusuyla özdeşleştirilmiştir. Oysa dünyada Nostradamus'tan çok daha açık ve seçik kehanetler yapmış ve kehanetleri günü gününe gerçekleşmiş pek çok kahinler yaşamış ve yaşamaktadır.
Bu kitapta henüz adı çok fazla popüler olmamış, fakat dünya kamuoyunda büyük yankılar uyandırmaya devam eden kahinler ve kehanetleri hakkında çarpıcı örnekler bulacaksınız.
Kitabın başındaki giriş bölümünde kehanet ve kahinlik konularını daha iyi anlayabilmek için geniş bir açıklama bölümü yer almakta. Bu bölümde medyomluk, durugörü, akaşa, kehanetlerin mekanizması, mucize kavramı, kehanet türleri, gibi konularda açıklayıcı bilgiler bulabilirsiniz.

Ayrıca kehanet merkezleri, Eski Mısır, Yunan, Roma gibi dünyanın çeşitli toplum ve kültürlerindeki kehanet geleneklerinden ilginç manzaralarla karşılaşacaksınız.

Gerçekleşmiş ve gerçekleşmesi beklenen Dünyanın Sonu ile ilgili kehanetler de kitabımızın konuları arasında önemli bir yer tutuyor.

Kehanet başlığı altında toplanmış olan, bu isim altında insan toplumlarına tarihin her çağında çeşitli kanallardan alınarak aktarılan bilgiler, insanı bazı konuları yeniden düşünüp gözden geçirmeye sürüklüyor.

Kitabı hazırlarken yaptığımız araştırmalar, bizi kehanetlerin, buz dağının sadece suyun üstündeki küçük bir kısmı olduğu gerçeğiyle yüzyüze getirdi. Özellikle suyun altında kalan kısımları su yüzüne çıkarmayı amaçlayarak konuyu mümkün olduğu kadar çok yönlü olarak incelemeye ve aktarmaya çalıştık.

Kitap içeriğinin çeşitlenip zenginleşmesinde özellikle Ruh ve Madde Dergisinin 1990-1991 yıllarına ait sayılarında yer alan Sn. Haluk Özden'in hazırladığı kehanetlerle ilgili yazı dizisinin, BİLYAY Vakfı'nın değerli üyeleri tarafından Ruh ve Madde Dergisi'nin çeşitli sayılarında konuyla ilgili olarak yazılmış ve çevrilmiş olan çeşitli makalelerin ve yine Ruh ve Madde yayınları tarafından basılmış kitapların büyük yardımı olmuştur.

Yukarıda sözü geçen eserlerden çeşitli alıntılar yapılmasına izin verdikleri için BİLYAY Vakfı'na teşekkür ederiz.

Kitabın ilerleyen sayfalarında kehanet ve kahinliğin her insanın içinde küçük de olsa yer aldığını fark edeceksiniz. Öz olarak ruhsal bir enerji olan insanda, keşfedilmeyi bekleyen pek çok yeteneklerin var olduğu, günümüz bilim adamları tarafından titizlikle araştırılmakta ve elde edilen sonuçlar tüm dünyada pek çok bilim dalında büyük sarsıntılara ve değişimlere neden olmaktadır.

İnsanın nasıl bir varlık olduğu, nereden gelip nereye gittiği ve niçin yaşadığı sorularını cevaplamak için yapılan çalışmalar son derece ilginç ve düşündürücü mesajlar vermektedir. Tüm bilgi ve anlayışların oradan oraya savrulduğu, eski olan her şeyin dejenere olduğu ve tüm anlayış kalıplarının yenilenmeye mahkum olduğu günümüz dünyasında yaşanan büyük değişim, insanın ne olduğu konusunda da yepyeni bilgiler ortaya koymaktadır.

Tarihi incelediğimizde en zorlu, sıkıntılı ve sabır gerektiren araştırmaların insanın kendi varlığı üzerine yaptığı çalışmalar olduğunu görüyoruz. İnsanın gerçek varlığını tanıyabilmek için verdiği bu mücadele günümüz dünyasında hızını çok artırmıştır. Çünki günümüz insanı özellikle kendi varlığı, yaşam amaçları hakkında daha tatmin edici, açık, sade ve uygulanabilirliği olan bilgilerin peşinde koşmaktadır.

Böylesine yoğun bir değişimin yaşandığı bu zamanda bilginin değeri bir kez daha ön plana çıkıyor. Çünki insan ancak bilgiyle gelişebilir ve yenilenebilir.

Geleceğin oluşmasında insanların şimdideki düşüncelerinin eylemlerinin, yürüyüş tempolarının ve seçimlerinin çok önemli bir rol oynadığı artık bilinen bir gerçek. Böyle bir bilgiden hareketle geleceğin oluşmasında her insana oldukça önemli sorumluluklar düşüyor.

Ocak 1997, İZMİR

E. - G. ÖĞÜT

 

GİRİŞ

KEHANET NEDİR?

Kehaneti, en yalın anlamıyla, duyular dışı bir sezgi yoluyla, doğrudan doğruya geleceğin bilinmesi olarak tanımlayabiliriz. Kehanet olgusuna en ilkel kabile kültürlerinden en gelişmiş diyebileceğimiz uygarlıklara kadar her toplumda rastlamak mümkündür. Çünki bu olgu insan şuuruna özgü bir yeteneğin eseridir ve bazı insanlarda doğuştan mevcut olmakla beraber aslında hepimizin içinde saklı durmaktadır. Nitekim hemen hepimiz yaşamlarımızda en azından birkaç kez geleceğe ait ani sezgiler ya da rüyalarımızın gerçekleşmesi gibi -gerek kendimizde, gerekse çevremizde- olaylara rastlamışızdır. Ancak genellikle bu tipten olaylara ya önem vermez ya da rastlantı deyip geçiştiririz. Oysa bu olaylar bize şuurumuzun derinliklerinden göz kırpan muazzam yeteneklerin minik belirtileridir ve varlığımızda ve evrende işlemekte olan, duyularımızla algılayabildiğimiz şeylerin çok daha ötesinde, son derece derin ve şimdiki halde saklı bir düzenin küçük pırıltılarıdır. Kehanetlerin oluşumunu, zaman ve insan şuuruyla olan bağlantılarını incelemeden önce, bu kavramın sözcük anlamı üzerinde biraz durmak istiyoruz.

Latince: Divinatio, Almanca: Prophezeiung-Weissagung, İngilizce ve Fransızca: Divination, Türkçe karşılığı önbili olarak kullanılan kehanet yukarıda da kısaca değindiğimiz gibi, insan aklının anlayabilme, kavrayabilme, tahmin edebilme sınırlarının ötesinde bir şuur faaliyetinin olduğunu da gösterir.

Kehanette bulunan kişilere her çağda, her toplumda farklı isimler verilmiştir. Bu isimlerden en yaygın olarak yerleşmiş olanı "kahin" (erkek) veya "kahine" (kadın)dir. Kahin sözcüğünün anlamı, gaipten haber veren ve Tanrı habercisidir. Burada kullanılan gaipten haber alma, ütopik bir mekandan alınan hayal ürünü bilgiler değildir. "Gaip"in kelime anlamı, göz önünde bulunmayan, nerede olduğu bilinmeyen veya görünmeyen alemdir. Buradaki görünmezlik beş duyu ile algılanamayan anlamındadır. Duyuların algılama sınırlarının dışında olan bu görünmez alem, ruhsal alem veya ruhsal boyut olarak da ifade edilmektedir. Ruhsal alem, beş duyumuzun algı sınırlarının üzerinde bulunan ve çok daha ince vibrasyonlardan oluşan, fizik kanunların dışındaki kanunlara tabi olan bir boyuttur. Aslında insan her an bu boyutla iç içe yaşamaktadır. Fakat dünyaya doğuş amaçlarını gerçekleştirebilmek için bu iletişimin şuurlu olarak farkında değildir.

1800'lü yılların sonlarına doğru Batı'nın önde gelen bilim adamlarının yapmış oldukları çalışmalarla şekillenen Spiritüalizm (Ruhçuluk) ve 1900'lü yıllarda Türkiye'de Dr. Bedri Ruhselman'ın yaptığı araştırma ve çalışmalar sonucunda ortaya koymuş olduğu Neo Spiritüalizm (Yeni Ruhçuluk) disiplini içerisinde, duyular dışı yeteneklere sahip olan ve ruhsal varlıklarla iletişim kurabilen kişilere genel anlamda "medyom" adı verilmiştir. Metapsişik araştırmalarda ve parapsikoloji çalışmalarında da duyular dışı yeteneklere sahip kişilere "psychic" (hassas süje, psişik insan anlamında) veya medyom denilmektedir.

Özel yeteneklere sahip olan medyom tabiatlı kişiler, ruhsal alem veya ruhsal boyutun varlıklarıyla iletişim kurabilmektedirler. Ruhsal alemle kurulan iletişim sonucu alınan bilgiler, insanın günlük yaşamı içerisinde duyular kanalıyla algılayamadığı, fakat özel şuur durumları içerisinde uzanabildiği farklı boyutlardan ve bu boyutlarda varlığını sürdüren yüksek deneyimlere sahip, insanların gelişimlerinden sorumlu idareci ruhsal varlıklardan alınan ruhsal tebliğler/mesajlardır.

İnsanlık tarihi boyunca medyom veya kahin denilen bu kişilere her toplumda rastlamaktayız. Bu kişilerin içinde yaşadıkları toplumlara karşı yüklendikleri sorumluluklar sadece gelecekle ilgili haberler vermek değildi. Gelecekten haber vermek, medyom dediğimiz kişilerin vazifelerinin çok küçük bir kısmını oluşturmaktaydı. Bu kişilerin asıl vazifeleri, insanlığın gelişiminden ve eğitiminden sorumlu olan ruhsal varlıklardan aldıkları bilgileri, kendi algılama kapasitelerine göre aktararak içinde bulundukları toplumların gelişim süreçlerinin pozitif yönde sürmesini ve hızlanmasını sağlamaktır. Fakat zaman içerisinde konu dejenere edilerek küçülmüş ve sonunda "Yarın ne olacak, zengin olacak mıyım, mutlu olacak mıyım, deprem mi olacak, sel mi basacak, kıyamet mi kopacak, hangi at yarışı kazanacak?" seviyesine getirilmiştir.

   

<< GERİ

 
   
Tel.: (0232) 421 44 49 - Faks: (0232) 422 72 12 - E-mail: info@egemeta.com
Produced by Ege Meta Yayınları