|
Elinizdeki kitabın amacı, eski Mısırlıların ölüm sonrası diriliş ve
ahiret hayatına ilişkin belli başlı fikir ve inançlarını derli toplu
bir şekilde okuyucunun önüne koymaktır. Kitapta sunulan malzeme bütünüyle
yerel dinsel eserlerden derlenmiştir. Mısır'ın sözü geçen konularla
ilgili literatürü çok geniştir. Görülebileceği gibi, bunlar birlikte
ele alındıklarında binlerce yılı kapsayan çeşitli dönemlerin ürünüdürler
ve bazen bir dönemin yazarlarının beyan ve inançlarını bir diğer dönemin
yazarlarınınkilerle uzlaştırmak çok güçleşir. Fakat şu ana kadar ölümden
sonra hayat doktrininin sistematik bir tanımı bulunamamıştır ve bundan
sonra bulunacağını ummak için de bir nedenimiz yoktur, çünki görünen
odur ki Mısırlılar bu anlamda bir çalışmayı kaleme almaya ihtiyaç
duymamışlardı. Konunun kendinden kaynaklanan zorluğunun yanı sıra,
farklı zamanlarda, farklı yerlerde yaşayan farklı insanların iman
alanındaki meselelerde aynı düşünmesinin doğal imkansızlığı, ne kadar
güçlü olursa olsun hiçbir rahiplik ekolünün Mısır'ın bütün rahiplerinin
ve bütün nüfusun benimseyeceği ve yazmanların Mısır eskatolojisi(*)
başlığı altında nihai ve son söz niteliğinde çoğaltabilecekleri bir
inançlar sistemi formüle edemediği olasılığını çok güçlendirmektedir.
Bunun dışında, Mısır dilinin özelliği ve yapısı, bu dilde kelimelerin
lafzi anlamlarıyla felsefi ve metafizik karakterde eserler yazmaya
imkan vermez. Bununla beraber, tüm bu zorluklara rağmen, mezarlardan
ve kadim Mısırlıların dinsel ve sosyal hayatının eksenini oluşturan
ölümsüzlük fikrinin etrafında dönen ve binlerce senedir değişmeden
varlığını koruyarak bize kadar ulaşan dinsel eserlerden önemli ölçüde
ve geniş çapta malumat toplamak mümkündür. Hayatının başından sonuna
kadar Mısırlı insanın öncelikli düşüncesi mezarın ötesindeki hayattı;
Mezar odasının taşlarının yontulması ve her bir ayrıntısı ülkenin
göreneğince iyice belli olan mezar içinin döşenmesi zihnini büyük
ölçüde meşgul ediyor, kazancının büyük bir kısmını buraya aktarmasına
ve mumyalanmış bedeninin kireç taşından oluşmuş platoda ya da tepede
"ebedi yuva"sına doğacağı zamanı aklından çıkarmamasına
yol açıyordu.
Mısırlıların nezdindeki ölüm sonrası diriliş ve ahiret hayatı doktriniyle
ilgili başlıca bilgi kaynağı kuşkusuz genelde "Ölüler Kitabı"
adıyla tanınan dinsel metinler koleksiyonudur. Bu harikulade kompozisyonların
çeşitli kopyaları beş bin yılı aşkın bir zaman süresine yayılmıştır
ve yalnızca eğitimli bireylerin ulvi inançlarını, yüksek ideallerini
ve asil hedeflerini değil, fakat aynı zamanda çeşitli batıl (geçersiz)
inançlarını, muhtemelen hanedan öncesi atalarından geçen ve kurtuluşları
için şart sayılan muska, tılsım, nazarlık ve sihirli reçetelere duyulan
çocukça saygıyı da yansıtırlar. Kesinlikle bilinmesi gereken şey,
Ölüler Kitabındaki pek çok pasajın ve mecazların halen karanlıkta
olduğudur ve bazı yerlerde hangi çevirmen olursa olsun, belli kelimeleri
modern Avrupa dillerinden birine çevirmede zorlanacağı iyi anlaşılmalıdır.
Buna karşılık kitabın baştan başa değerden düşmüş metinlerle kaplı
olduğunu söylemek saçmalık olur, çünki onlar için bir anlam ifade
etmeselerdi ve mezarın ötesindeki hayatın kazanılması için gerekli
görülmeseydi, bu metinlerin soylu kişiler, rahipler ve yazmanlar tarafından,
yeteneklerinin zirvesindeki sanatçılara çizdirilen uzun ve zahmetli
çalışmalarla elde edilebilen çok sayıda kopyalarının çıkartılması
yoluna gidilmezdi. Mısır'da yakın zamanda gerçekleşen "buluşlar"
sayısız zorluğun aşılmasını sağlayarak değerli metinlerin iyileştirilmesiyle
sonuçlanmıştır ve öyle umuyoruz ki bunların çevirisinde bugün yapılan
hatalar da yarın gerçekleşecek yeni keşiflerle düzeltilecektir. Gerek
metinler ve gerekse gramer açısından bütün güçlüğüne rağmen, bugün
elimizde Mısır dinini bilmemize ve Mısırlıların günümüzden altı bin
yıl kadar önce, sonradan girmiş eklemelerden temizlendiği zaman, dünyanın
en büyük uluslarının geliştirdiği dinlerden hiçbir şekilde aşağı kalır
yeri olmayan bir dine ve manevi değerler sistemine sahip olduklarını
kesinlikle kanıtlamaya yeterli bilgi vardır.
E.A. Wallis Budge
Londra
21 Ağustos, 1899 |