<< GERİ

 
 

MISIRLILARIN KÖKENİ

 

Bu kitap hakkında ayrıntılı bilgi almak için tıklayın...

 

Sunuş

 

Önsöz

I.

Mısırlıların Kökeni

II.

Mayaların Kalde Uygarlığı Üzerindeki Etkileri

III.

Uzak Çağlarda Mısırlılar, Mayalar Ve Batı Ülkelerinin Sakinleri Arasında İlişki Olduğuna Dair İpuçları

IV.

Mayalar Hesap Sistemlerinde Niçin On Üç Sayısını Benimsemişlerdir?

V.

Mısırlılar Ve Mayalar Arasındaki İletişime Dair Daha Başka İpuçları

VI.

Alfabetik Özelliklerin Ve Belirli Kelimelerin Işığında Maya Dilinin Mısır Diliyle Benzerliği

VII.

Mısır Dilinin Maya Diliyle Karşılaştırılması

VIII.

Yüce Gücü Belirten Maya Ve Mısır Sözcüklerinin Karşılaştırılması Ve Belgelerin Yok Edilişinin Öyküsü

IX.

Mısırlıların Ve Mayaların Yazı Sanatını Aynı Öğretmenlerden Öğrendiğini Gösteren İpuçları

X.

Babil, Mısır Ve Maya Yaratılış Öykülerinin Benzerliği

XI.

Maya Kozmogonisiyle Mısır, Kalde Ve Hint Kozmogonileri Arasındaki Benzerlikler

 

ÖNSÖZ  

19. yüzyılın yetmişli ve seksenli yıllarında Fransız bilim adamı Dr. Augustus Le Plongeon ve sadık eşi Alice, Maya harabelerini incelemek ve Maya kültürüne ait arkeolojik kalıntıları güvenilir bir şekilde tespit etmek ve kayda geçirmek için Yukatan'a yerleştiler. Plongeon, Maya İmparatorluğu'nun kayıp şehirlerini fotoğraflayan ilk kişi oldu. Eski moda bir fotoğraf makinesi ve ıslak negatiflerle çalıştı. Bunu cangılın ortasında en ilkel koşullarda gerçekleştirdi. Le Plongeon'un çalışmalarının orijinal negatifler ve baskılardan oluşan ayrıntılı bir bölümü bugün Felsefi Araştırmalar Derneği'nin (Philosophical Research Society) kütüphanesinde bulunmaktadır.

Fotoğraflama çalışmasına ilaveten, Le Plongeon yontularla işlenmiş mabet ve saray duvarlarından bazı kalıplar çıkardı. Yetenekli bir sanatçıydı ve harabe halindeki yapıları eksiksiz halleriyle gösteren hayali eskizlerini çizdi ve duvarlardaki fresk ve resimleri kağıda aktardı. Alice Le Plongeon günlük faaliyetlerini sistemli bir şekilde kaleme aldı ve bu adanmış çift araştırmalarını bir düzen içinde ve bilimsel yöntemle yürütmek için yapılabilecek her şeyi yaptılar.

Le Plongeon'un Maya arkeolojik bilgilerine yaptığı katkıyı layıkıyla değerlendirebilmek için içinde yaşadığı zaman dilimini ve hangi koşullarda çalıştığını göz önüne almak gerekir. Bu kadim şehirleri ilk gördüğünde her şey birer enkaz yığınından ibaretti. Birkaç dostluk gösteren yerliyle cangılın içinde yol açarak kısmen ayakta olan yapıların bulunduğu konumda bir kamp kurdu ve fotoğraf çekmeyi engelleyecek ölçüde büyümüş bitkileri kendi elleriyle temizledi.

Le Plongeon'un kendinden önceki yazarlarca yazılmış bilimsel makalelerden danışmanlık alma şansı yoktu. Büyük kurumların sağladığı kolaylıklardan da yararlanmadı. O ve eşi ancak kendi gözleriyle gördükleri şeyleri kaydedebilirlerdi. Augustus Le Plongeon'un ilk olarak Worcester, Massachusetts'deki, Amerika Eski Eserler Derneği Bülteni'nde (The Proceedings of the American Antiquarian Society) çıkan Maya Arazisi ve Maya Yazıtları adlı monografisi için yayın kurulu şu notu düşmüştür: "Dr. ve Bayan Le Plongeon'un son yedi sekiz yıldır daimi ikametgahlarının Maya harabelerinin ortasında olması ve büyük bir olasılıkla Yukatan'ın gizemli yapılarının geçmişe gömülmüş tarihiyle bağlantı kuran geleneklerini koruyan bir Kızılderili topluluğuyla sürekli ilişkide olmak gibi ender bulunan bir avantajları vardır."

Ne yazık ki Plongeon'lar hakkında yeterli biyografik malzeme elde edemedim. Ancak onu tanıyan bazı kişilerle tanışma şansım oldu ve bana onun karakteriyle ilgili ilginç ayrıntılar naklettiler. Zamanın Meksika Cumhuriyeti'nin başkanına hitaben yazılmış ve yine 25 Nisan 1887 tarihli Amerika Eski Eserler Bülteni'nde yayınlanan bir mektubunda Le Plongeon kendisini şöyle tanıtıyordu: "Augustus Le Plongeon, Tıp Doktoru, California Eyaleti Bilim Akademisi'nin, San Francisco Mikroskobi Derneği'nin, New York Filoloji Derneği'nin üyesi, Meksika Coğrafya ve İstatistik Kurumu muhabir üyesi, Avrupa, ABD ve Güney Amerika'daki çeşitli bilimsel kuruluşların üyesi, Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı..."

Le Plongeon'lar Yukatan'a 1880 Haziran'ında geldiler ve Maya bölgesindeki kadim şehrin harabelerinin bulunduğu toprakların, X'canchacan topraklarının sahiplerinden Senyör Don Vicente Solis de Leon'un davetini kabul ettiler. Solis ailesi daha önce de yine bölgeyi ziyaret eden bir misafiri, Abbe Brasseur de Bourbourg'u ağırlamıştı. Le Plongeon Fransız Abbe'nin yarım bıraktığı işi tamamlamaya girişti.
Le Plongeon'un bölgede ter döktüğü sıralarda Merida'da yaşayan kişilerle tanışma ayrıcalığına sahip oldum. Evine misafir olan kişiler bana onun Maya dilini okuyup yazabildiğini anlattılar. Uzun ve gür sakalıyla dikkat çekici bir şahsiyetti. Kızılderililer için bu onu diğerlerinden ayıran bir özellikti ve tüm yarımadada Büyük Siyah Sakal olarak tanınıyordu.

Kızılderililerin onun doğaüstü güçlere sahip olduğuna kanaat getirmeleri ününü daha da artırmıştı. Onlara kendi büyücülerini ve mistiklerini anımsattığı için istediği bilgilerin hiçbirisini ondan saklamıyorlardı.

Şimdilerde Chac'Mool diye bilinen ünlü heykelin keşfi, Le Plongeon'un tipik çalışma yöntemiydi. Cangılın içlerine girmiş ve meditasyon durumunda bir süre oralarda dolaşmıştı. En sonunda durmuş, birkaç dakika düşünmüş ve sonra da sessizce bildirmişti: "Burayı kazacağız." Söylenen noktadaki kazı, bugüne kadar gün ışığına çıkarılan en nadide Chac'Mool parçasının bulunmasıyla sonuçlanmıştı. Bu haber Kızılderililer arasında süratle yayılmış ve Büyük Siyah Sakal'ın durugörü yeteneğini tartışmasız biçimde kabul ettirmişti. Fakat bu tip olayların profesyonel arkeologlar arasındaki namını aynı şekilde yüceltmediği muhakkaktır. Le Plongeon, Cozumel Adası'na gittiği sırada General Protasio Guerra, Meksika Hükumeti adına büyük Chac'Mool figürüne el koymuştu.

Keşif çalışmalarının sonuna doğru Le Plongeon, eski eserler uzmanı olarak ün kazanmak isteyen kişilerin kendi antik eserlerini kendilerinin kazıp çıkarmaları yönünde bir karar verdi. Bunun üzerine bulduğu nesnelerin birçoğunu onları fotoğrafladıktan veya ilk önce onun tarafından keşfedildiklerini kesinleştiren bir şekilde belgeledikten sonra tekrar toprağın altına gömdü. Yakın bir arkadaşına söylediğine göre bunların içinde taş bir sandığın içinde mühürlenmiş olarak bulduğu bir kodeks (el yazması kitap) de vardı. Fakat ikinci derecedeki hırsızlıklar ve insafsızca eleştiriler canını öyle sıkmıştı ki, o da böyle bir yola başvurmuştu. Tekrar bulunmaları isteniyorsa, Washington'daki döner koltuğunda oturan bir arkeologtan fazlası gerekecekti.

Le Plongeon'un kütüphanesinde yer alan bazı eserler ve Mısırlıların Kökeni'nin ilk ve elle yazılmış orijinal kopyası Felsefi Araştırmalar Derneği'nin arşivlerinde görülebilir. 285 sayfayı bulan bu kopyanın ilk sayfası eksiktir. Bu çalışma ilk olarak New York'ta, 1914'te, The Word dergisinde dizi halinde yayınlanmıştı. Metin, Akdeniz bölgesinin eski uygarlıklarının Batı Yarımküresinin halklarıyla ilişki içinde olduklarını kanıtlamaya yöneliktir. Le Plongeon'un bu anlamda Lord Kingsborough'nun gayretlerinden etkilendiği düşünülebilir.

Le Plongeon'un fotoğrafları modern Maya arkeolojisi açısından en yüksek önemi taşımaktadır ve bu alandaki yeni nesil bilim adamlarının daha eski okulluların maruz kaldığı hoşgörüsüzlükle asla tanışmadıklarını söyleyebilmekten mutluyum. Neredeyse mucize eseri diyebileceğimiz bir şekilde Le Plongeon'un negatifleri ve baskıları hayatta kalabilmiştir. Ölümünden önce her şeyi yok etmeye niyetliydi fakat kader nazik bir biçimde araya girerek bunu engellemişti. Pek çok şeyin kayıp olmasına karşın kayda değer miktarda döküman günümüze ulaşmıştır. Le Plongeon'un orijinal fotoğraflarının pek yakında modern okulluların hizmetine sunulacağını haber vermenin memnuniyetini taşıyoruz. Bunlar o tarihten bu yana zamanın sildiği ayrıntıları içermektedir.

Bu eser, The Word dergisinde yayınlanan metnin fotoğraflarının çekilmesi yoluyla elde edilmiştir. Buna bağlı olarak illustrasyonlar istenilen netlikte değildir. Bazılarının orijinal klişelerinin elimizde bulunmasına rağmen, herhangi bir ekleme yapmayı uygun görmedik. İngiliz hükumetinin Le Plongeon'a Nil boyunca uzanan büyük anıtları fotoğralama görevi vermesi, onun Mısır'a duyduğu ilgiyi hızlandırmıştı. Augustus ve Alice Le Plongeon'un başarılarını ne kadar takdir ettiğimizin bir ifadesi olarak, bu önemli çalışmayı bir kitap halinde sunmayı kendimize borç bildik.

Manly P. Hall

 

   
   

<< GERİ

 
   
Tel.: (0232) 421 44 49 - Faks: (0232) 422 72 12 - E-mail: info@egemeta.com
Produced by Ege Meta Yayınları