|
"...İnsanlarn ince ince akan
pınarların haşmetli ırmakları oluşturduğuna inanmak
istememesi, gecenin koyuluğunda birkaç saat sonra
ışığın her yeri aydınlatabileceğini düşünmemesi, cesaretin, zulmün,
yalann ve ıstırapların sonsuza kadar süreceğini zannetmesi bile,
umudun yok olmasını sağlayamamıştır.
Kara hindiba tüylerinin
rüzgara teslim olarak tohumlarını uygun yerlere taşıması,
leyleklerin güney rüzgarlarına kendilerini endişesizce koyverip yuva
topraklarına ulaşmaları, tırtılların muhteşem kelebekler haline
gelmeleri nasıl kaçınılmazsa, insanların da aynı yolda birleşmesini
engellemeye sonsuz evrende hiçbir şeyin gücü yetmeyecektir.
Yüzeydeki tüm çalkantılara rağmen varlıklarının derinliklerindeki
güven, kararlılık ve cesaret yüreklerdeki umut tohumlarını yeniden
çimlendirecektir. Her insan evrenin kozmik bir kalemi gibidir.
Varlığımızın derin kökleri evrenin bütünsel nabzıyla birlikte atar.
Onun ritmini hissedin ve sezin. Yol size gelmeyecek... siz yolu
bulacaksnız. Yol nerede dersen, yol her yerde... Yeter ki
görebilecek şekilde bak..." |