|
Araştırmacılar lüsid rüyalar konusunda kısa bir bilgilenmeden sonra
hemen lüsid rüya görmeyi öğrenmenin mümkün olmadığını, öğrenmeye değer
birçok diğer şey gibi, lüsid rüya görmenin de belli bir çaba gerektirdiği
konusunda birleşmişler. Ayrıca her şeyde olduğu gibi motivasyonun
ve öğrenmeyi gerçekten istemenin önemini hepimiz biliyoruz. Bu arada
günlük koşuşturmalar içerisinde hızla akıp geçen zamanın içinde az
da olsa bireysel gelişimimiz ve kendimizi tanımamız bakımından da
biraz özel zamana ihtiyacımız var.
Rüyalarda garip, harika ve hatta imkansız şeylerin olması sürekli
karşılaştığımız bir şeydir, ancak kişiler bunun açıklamasının rüya
halinin doğasında yattığını nadiren fark ederler. Ancak, nadiren,
asla anlamına gelmez ve bu genellemenin çok önemli istisnaları vardır.
Bazen, rüya görenler deneyledikleri akla hayale gelmez yaşantıların
açıklamasını doğru bir biçimde kavrarlar. Bunlar, lüsid rüyalardır.
Araştırmalar lüsid rüya görenlerin, deneyledikleri alemin kendi imajinasyonlarının
bir ürünü olduğu bilgisine sahip oldukları için, rüyalarının gidişini
bilinçli olarak etkileyebildiğini göstermektedir. Cisimler, kişiler,
ortamlar, alemler yaratabilmekte, bunları dönüştürebilmektedirler
ve hatta bu etkinliğe kendileri de dahildirler. Fiziksel ve sosyal
gerçekliğin alışık olduğumuz standartları çerçevesinde, bir anlamda
imkansızı başarabilmektedirler.
Lüsid rüyalar alemi, en önemsiz ayrıntıdan en incelikli konulara dek,
imajine edilebilecek her konuda, sıradan yaşama göre çok daha geniş
bir sahne temin eder. İstediğiniz takdirde bir Brezilya Karnavalı'na
katılabilir; yıldızlara uçabilir; esrarlı ülkelere seyahat edebilirsiniz.
Bunun yanı sıra pek çok kişi lüsid rüyaları, sorun çözümü, kendi kendine
şifa ve kişisel gelişme için bir araç olarak kullanmaktadırlar. Ya
da kadim öğretilerin ve modern psikologların belirttikleri gibi; lüsid
rüyalar vasıtasıyla insanın gerçekte kim olduğunu anlama çabalarına
yeni bir boyut kazandırılmıştır.
Lüsid rüyalar yüzyıllardır bilinen bir şeydi, ancak çok yakın dönemlere
dek nadiren ve pek az anlaşılan bir fenomen olarak kaldılar. Dünya
çapındaki rüya araştırmacılarının bulgularının yanı sıra bilimsel
araştırmalar da bu sıra dışı bilinç haline ışık tutmaya başladılar.
Geçtiğimiz yıllarda bu yeni araştırma alanı, bilimsel rüya araştırma
grupları dışındaki kişilerin de ilgi odağı haline geldi. Çünki araştırmalar,
doğru eğitim verildiği takdirde, kişilerin lüsid rüya görmeyi öğrenebileceklerini
göstermişti.
Peki neden kişiler rüyaları sırasında bilinçli olmayı öğrenmek istemektedirler?
Yapılan araştırmalar binlerce diğer lüsid rüya gören kişinin de tasdik
ettiği gibi; lüsid rüyaların olağanüstü derecede canlı, derin, zevkli
ve heyecan verici olabildiklerini gösteriyor. Kişiler genellikle lüsid
rüyaları, yaşamlarının en harika deneyimleri olarak değerlendirmektedirler.
Hepsi bu kadar olsaydı, lüsid rüyaların zevkli ancak neticede önemsiz
eğlenceler olduğunu söyleyebilirdik. Ancak lüsid rüyalar, uyanık yaşamın
niteliğini artırmak için de kullanılabilmektedir. Günümüzde konuyla
ilgili araştırma guruplarının elinde lüsid rüyalarda edinilen bilgi
ve tecrübeleri yaşamlarında nasıl değerlendirdiklerini anlatan binlerce
rapor bulunmaktadır.
Lüsid rüya görme, pratik bir sanat ve bilim olarak henüz yeni yeni
anlaşılmakta ve lüsid rüya görmenin psikolojik iç araştırma için bir
araç olarak kullanılması henüz yeni yeni gündeme gelmekteyse de, birçok
kişi, eldeki bilgileri kendi araştırmaları için güvenli biçimde kullanmaktadır.
Yapılan araştırmalar, lüsid rüya görmeyi öğrenmenin, uyanık bilinçle
rüya bilinci arasındaki farkı kaybetmeye yol açmadığını, aksine günlük
yaşamdaki farkındalığı artırdığını ortaya koymaktadır.
YAŞAM KISADIR
Lüsid rüyaların nasıl görüleceğinin ayrıntısına geçmeden, rüyaların
içindeyken uyanmayı öğrenmenin ne gibi yararları olabileceğine biraz
daha yakından bakalım. Bahsedilen yararlar acaba lüsid rüya görmeyi
öğrenmek için harcanacak zaman ve gayrete değecek mi? Araştırmacılar
evet diyor. Ancak sizin, aşağıdakileri okuduktan sonra kendiniz
karar vermenizde yarar var.
Atasözü "Yaşam Kısadır" der ve bunu reddetmek mümkün değildir.
Şöyle bir düşünecek olursak, yaşamlarımızın dörtte biri hatta yarısına
yakın bir bölümünü uyuyarak geçiririz. Çoğumuzun rüyalarımızı "uykuyla
karışık" biçimde yaşama alışkanlığında olduğumuz da doğrudur.
Düşünmeksizin, tamamen farkında ve canlı biçimde değerlendirmemiz
gereken binlerce olanağı "uykuyla karışık" biçimde algılarız.
Rüyalarımız sırasında uyuyarak vakit öldürmenin, sınırlı yaşam sürelerimizi
en uygun değerlendirme yolu olduğu söylenebilir mi? Bu durumda sadece
sınırlı canlı olma süremizin bir kısmını tüketmekle kalmıyor; aynı
zamanda da yaşamımızın geri kalanını zenginleştirecek macera ve
derslerden de mahrum kalıyor olabiliriz. Rüyalarımız içinde uyanarak,
yaşam deneyimimize yeni şeyler ekleyebilir ve bu ilave bilinçli
rüya saatlerini zihnimizi deneyleme ve alıştırma yapmak için kullanırsak,
uyanık geçen saatlerimizden aldığımız keyfi de artırabiliriz.
Tibetli Budist Tarthang Tulku şöyle diyor:
Rüyalar bir bilgi ve deneyim deposudurlar. Buna rağmen gerçekliği
araştırma vasıtası olarak genelde hep göz ardı edilirler. Rüya durumunda
bedenler dinlenmeye çekilmiştir. Yine de bir şeyler görüp işitmemiz;
hareket etmemiz, hatta bir şeyler öğrenmemiz mümkündür. Rüya durumunu
iyi bir şekilde kullandığımız takdirde, yaşamlarımız iki kat zenginleşmiş
gibi olur: Yüzyıl yaşayacak yerde, iki yüzyıl yaşarız."
Lüsid rüyalarda yaşanan olumlu duyguların bu şekilde uyanık duruma
taşınması, lüsid rüyaların önemli bir tarafıdır. Rüyalar, biz hatırlamasak
bile, uyanıklık şuur durumumuzu etkilerler. Bu etki gün boyunca
devam edebilir. Kişiye "bu sabah tersimden kalktım" dedirten
rüyaların olumsuz etkileri kadar; hoş bir rüyanın olumlu izlenimleri
de his dünyamızı etkilerler; güne güven ve enerji hissiyle başlamamızı
sağlarlar. İlham veren lüsid rüyalar konusunda bu çok daha geçerli
bir şeydir.
Belki hala "Benim rüya yaşantılarım bu denli ilginç değil"
düşüncesinde olabilirsiniz: "Neden bu konudaki farkındalığımı
artırmak için çaba sarf edeyim?" Eğer bu şekilde düşünüyorsanız,
insanlığın büyük kısmının uyku halinde olduğunu söyleyen geleneksel
mistik öğretiye bir göz atmanızı tavsiye ediyoruz. Ünlü sufi hocası
İdris Şah'a "insanın en temel hatasının ne olduğu" sorulduğunda,
kendisi şu şekilde yanıtlamıştır:
"İnsanın en büyük hatası, canlı olduğunu zannetmesidir. Gerçekte,
sadece, yaşamın bekleme odasında uyuklamakla meşguldür."
Lüsid rüyalar, İdris Şah'ın sözlerini anlamamıza yardımcı olurlar.
Thoreau'nun sözleriyle;
"Asıl yaşamımız, rüyalarımızda uyandığımızda başlar."
LÜSİD RÜYA DENEYİMİ
Daha önce hiç lüsid rüya görmediyseniz, nasıl bir şey olduğunu gözünüzde
canlandırmak güç gelebilir. Nasıl bir şey olduğunu tam olarak anlamak
için bizzat yaşamanız gerekir ("Meyvanın tadı, tadılmadan nasıl
bilinebilir?"). Ancak, yine de çok daha yakın olduğumuz bilinç
durumlarına göre karşılaştırmalı olarak bazı şeyler söylemek mümkündür:
Bu konuda araştırmacıya yardımcı olacak içinde bulunduğu bilinç
durumudur.
Aşağıdaki deneysel alıştırma sizi gündelik uyanık bilinç durumunuz
boyunca bir yolculuğa çıkaracaktır. Her aşamaya yaklaşık bir dakikalık
bir zaman ayırın…
|