|
Durugörü gözlemleriyle elde edilmiş verilerin
tıbbi teşhislerle karşılaştırılarak ele alındığı Şakralar ve Enerji
Alanları sağlık ve insanın bütünlüğü konusundaki karmaşık problemi
çözme konusunda bizleri bir adım daha ileriye taşıyabilecek bir
bakış açısı sunmaktadır. Bir tıp doktoru ve bir durugörürün
işbirliğiyle, yıllar süren bir araştırmanın sonucu olarak karşımıza
çıkan bu kitaptaki bazı veriler, bugün yani bu araştırmanın
yapıldığı tarihlerden yıllar sonra bile hala bazı bilim çevrelerinde
kabul görmemektedir. Buna rağmen bilimin çeşitli alanlarından
giderek artan sayıda araştırmacı ve bilim adamı, klasik anlayışların
tüm dirençlerine rağmen, yeni ve aydınlatıcı pek çok araştırmayı
sürdürmektedirler. İnanıyoruz ki tüm bu araştırmaların gelişim
süreçleriyle beraber Dr. Karagülle’nin bulgularının ne denli
kıymetli olduğu zaman içerisinde daha da iyi anlaşılacaktır.
Dr. Karagülle ve çalışmalarını ülkemizde
duyuran ilk kitap, Michael Talbot’un Holografik Evren(Ruh ve Madde
Yayınları) isimli kapsamlı çalışması olmuştur. Bahsettiğimiz yeni
araştırmaların pek çoğunun çok akıcı bir şekilde bir araya
getirilmiş olduğu Holografik Evren’de, Dr. Karagülle’nin özellikle
insanın enerji alanını gören çeşitli üniversitelerde görevli
doktorlarla ilgili çalışmalarına yer verilmiştir. Bu kitapta ise,
bedenimizi saran enerjetik alanlar, bu alanların bedene giriş çıkış
yaptığı kabul edilen enerji merkezleri yani şakralar etkileyici
örneklerle ele alınmış ve fiziksel rahatsızlıkların bu enerji
alanları ile bağlantısı çarpıcı gözlemlerle aktarılmıştır.
Hastalıkların enerjetik alan üzerinde tespit edilebilmesi ve hatta
bazen fiziksel belirtileri başlamadan çok önce dahi fark
edilebilmesi yakın gelecekte tıp alanında görebileceğimiz gelişmeler
konusunda çok önemli ipuçları vermektedir.
Bu araştırma aynı zamanda kişisel bütünlüğün
öneminin bir kez daha altını çizmekte ve bir hastalık halinde dahi
insanın gerçek varlığının bütünlüğünü koruduğunu öne sürerek
iyişleşme sürecinin, bedeni saran tüm enerjetik katmanlarda bir
bütünlük sağlandığı zaman gerçekleştiğini ifade etmektedir. Bunlar
sağlığa ve tıbbın sağlığımız üstündeki etkisine bakış açımızda
önemli değişiklerle yaratacak görüşlerdir.
Yazarlar, tıbbi çalışmaların, ilaçlar ve
kimyasalar geliştirmekten ziyade hastaların kendi varlıksal
kaynaklarını kullanabilecekleri teknikler ve iyileştirme metodları
üzerine odaklanacağına ve tıbbın insandaki bu kendini yenileme
potansiyelini kabul etmesiyle, birçok yeni teknik ve iyileşme
yollarının gelişeceğine inandıklarını söylüyorlar.
Bayan Dora Kunz’un bu kitaba olan katkıları
yadsınamaz ve onun yıllardır sürdürdüğü tecrübelerinden yararlanarak
hazırladığı diğer kitaplarının da yakında yayınevimiz tarafından
yayınlanacağını duyurmaktan memnuniyet duyuyoruz.
Şakralar ve Enerji Alanları kitabının,
yazarlarının hedeflediği gibi herkes için ufuk açıcı olmasını diler,
eseri dilimize kazandıran Sn. Nilgün Zabcı’ya çok teşekkür ederiz.
|