|
Çoğu insanların çevrelerine ve olaylara tepkisi büyük ölçüde otomatiktir
ve çoğunlukla da kontrolsüzdür. Bu bakımdan insanın atacağı ilk adım
ne yapmakta olduğunun farkına varmaktır; ikincisi ise derin düşünme
ve bilgeliğin insanı daha isabetli bir yola doğru zorladığı durumlarda
bu şeyi yapmayı reddetmektir. Bütün bunlar benliğin hakim olunmasını
ve beden, duygular ve düşünceleri içine alan mekanizmanın disiplin
altına alınmasını kolaylaştıracaktır. Bu, benliğin farkındalıkla kullanılmasına
ve onun içinde başarıyla işlevlerin yerine getirilmesine yol açar.
***
Günlük düzeninizin isteklerinden içsel olarak kendinizi ne kadar kurtarabilirseniz
-yani ondan duygusal olarak ne kadar çok koparak ilginizi, sevginizi
ve arzunuzu yüksek benliğinize çevirebilirseniz- arzu edilmeyen durumlarla
başa çıkabilme gücünüz o ölçüde artacaktır.
***
Hepimizin içinde teolojinin ruh dediği ve evrenin içindeki yüce kudretin
bir parçası da olduğundan dolayı benim Yüksek Benlik adını verdiğim
tanrısal bir şey vardır. Onu en hakiki rehber olarak tanıyan ve koruyucu
şemsiyesi altına sığınanlar gerçekten bilge kimselerdir.
***
Egoyu aşağılayan bütün konuşmalara rağmen, insanın elinden gelen en
iyi kişiliği geliştirmesi ve sonra da onu kullanması yanlış değil,
övgüye değer bir husustur. Bu kişiliğin karakteri sadeleştirilebilir,
tutkuları kontrol altına alınabilir, zayıf tarafları yenilebilir,
cehaleti giderilebilir. Yeni tesirler tanıtılabilir ve onda yeni yetenekler
geliştirilebilir. O zaman insan böyle bir kişilikten daha çok fayda
sağlayabilir -kendi yararına ve başkalarına hizmet uğruna- ve bunu
yapmak zorundadır.
***
Materyalist insanın bizim evrensel bir şuurun içinde yaşadığımızı
ve hareket ettiğimizi ve varlığımızın onun içinde bulunduğunu algılamasına
imkan yoktur. Ama bilge kişi bunu bildiğinden aynı zamanda bu evrensel
hayatın bireyin kendisini ona açtığı derecede, kendisi ile diğer bütün
bireysel hayatlar arasındaki ilişki hakkında geniş ve cömert bir bakış
açısına sahip olduğu ölçüde onun kendi bireysel hayatını koruma altında
tutacağını da bilir.
***
Pek çok insan seçimlerinde ve iradelerinde özgür olduklarını zanneder;
aslında bu insanlar tam tersine arzularının esiri olmuş durumdadırlar.
Bu arzular kendilerini çevreleyen şartlara aynen bir makine gibi tepki
verirlerve o insanı şuurlu seçimler yaptığı yanılgısına sürüklerler.
Dış şartlara bağlı olarak oluşan her değişiklik, kendi doğası gereği
bu kişilerin zihinsel ve duygusal hallerini olumlu veya olumsuz yönde
tahrik eder ve değişmelerine sebep olur. Özgürlük bunun neresinde?
Daha çok bir bağımlılık göstermiyor mu?
***
Kendine güven başkalarına empoze edilebilecek bir nitelik değildir.
Ancak onlara kendinizi örnek göstermek suretiyle bu amaca bir katkıda
bulunabilirsiniz
***
İnsanlarla olan ilişkilerinizde, ne başkalarını dışarıda bırakarak
sadece kendi iyiliğinizi düşünün, ne de kendinize zarar verecek derecede
onlarınkini. Herkesin hayrına hareket etmeyi hedeflemeli ve sonuç
olarak Yüksek Benliğin kişisel olmayan sezgilerini kendinize rehber
edinmek suretiyle dürüst, adil ve bilgece davranmalısınız.
***
Özgürlük ortalama bir insanın onun hakkında edinmiş olduğu fikirlerin
çok ötesinde anlam taşıyan muazzam bir kelimedir. Daralmış ön yargıların,
güçlü bağlılıkların, hakim olunamayan arzuların ve ruhsal cahilliğin
esareti altında bulunan bir insan özgür değildir.
***
Başkalarına yardım etmeye veya dünyayı dünyayı değiştirmeye yönelik
çaba harcamaya başlamadan önce üç şeye sahip olmalıyız: bilgi, tecrübe
ve kudret.
***
Bu gücü elde etmek ve bu bilgeliği kazanmak için iki zıt yolu izlemek
zorunda olmanız size çelişkili gelebilir. Birincisi, günlük bütün
etkinliklerinizi bir kenara bırakmalı ve onların üzerinde kişisellikten
uzak bir zihinle derin düşünerek analiz etmelisiniz. İkincisi, o etkinliklerin
üzerine atlamalı ve onları sizi daha yüksek seviyelere çıkaracak sıçrama
tahtaları olarak kullanmalısınız. Bu bakımdan, ne derin düşüncenin
(meditasyonun) ne de aksiyonun yeterli olmadığı söylenir. Her ikisi
de gereklidir. Birincisi size ilham ve ümit verir, ikincisiyse eylem
ve sınama olanağı sağlar.
***
Başkalarının gelişimine yönelik yapılan yardımlar ne kadar basit ve
önemsiz gibi görünürse görünsün, yapılan yardımın nerelere varacağını
anlayabilmek mümkün değildir. Bu tesir sizden başkalarına, onlardan
da diğerlerine ulaşarak suda genişleyen halkalar gibi bir zaman ve
mekan sınırlaması olmaksızın yayılacaktır.
***
Ego, sizi durmadan geçmiş hatalarınıza bahane bulma yolunda çaba harcamaya
sevk eder. Böyle bir durumda acı gerçeği aldatıcı bir memnuniyete
tercih etmek size kalmıştır.
***
Evrenin düzeniyle uyum içinde olmayı, onunla birlikte çalışmayı ve
kendinizi ona karşı çıkmaya zorlamamayı arzu ediyorsanız, egonuzu
ona zorla empoze etmekten vazgeçmelisiniz.
***
Uyuşmazlıkların zihninizin sükunetini bozmasına izin vermemeye dikkat
ediniz. Bu uyuşmazlıkların sizi şüpheye sürüklediği durumlarda aldığınız
yüksek etkilerin yüceliğinin bilincinde olarak, onların yanlış anlam
verdikleri bir durumun gerçek vasıflarının farkına vararak, bir yandan
kendi düşüncelerinizi negatif olarak etkilenmekten korumaya özen gösterirken
diğer yandan yüce yasaların sizi koruma altında bulunduracağına güvenerek
kendi gücünüzü keşfetmelisiniz.
|